DOLAR 49,3545-0,00%
EURO 55,2934-0,00%
ALTIN 6.606,940,00
BITCOIN 41173711.0618%
İstanbul
15°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Bugün Göle Belediyesi’nin düzenlediği, üç gün sürecek olan 25. Ulusal Kültür ve Kaşar Festivali başlıyor. Ancak meydanlarda festivale katılacağı duyurulan, “Kurtlar Vadisi’nin namıdiğer Çakır’ı Oktay Kaynarca” posterlerinin yer alması ve sokak ile cadde açılışlarına katılarak halkla buluşacağı yönünde propaganda yapılması, yerel vizyonun içine düştüğü acı tabloyu bir kez daha gözler önüne seriyor.

ABONE OL
24 Temmuz 2026 13:05
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Meydanları süsleyen dev afişlerin sponsor tercihleriyle ya da dışarıdan gelen dayatmalarla açıklanması, yerel yönetimlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Aksine bu durum, yerel kimliğin sermaye ilişkilerine nasıl feda edildiğini ve asıl iradenin dışarıdan getirilen simalara nasıl terk edildiğini gösterir. Nitekim bugün cadde, sokak ve kaldırım açılışları için Oktay Kaynarca’nın Göle’ye davet edilmesi de aynı anlayışın bir yansımasıdır.

Amaç ilgi çekmek ya da sponsor firmaların talebini karşılamak olsa bile; açılışlarda halkla buluşabilecek, dev afişlerde yer alabilecek ve festivalin asıl özneleri olabilecek Göle’nin kendi akademisyenleri, siyasetçileri, sanatçıları ve geçmişte bu topraklar için emek vermiş, bedel ödemiş değerleri varken; yerel yöneticilerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu tercihe itiraz etmesi gerekirdi.

Festivalin dönecek olursak…
Bir yerel festivalin temel amacı; o bölgenin kültürel hafızasını diri tutmak, yerel üretimi onurlandırmak ve kendi insanına alan açmaktır. Lakin festival meydanlarında yer alan simgeler, yerel dinamiklerin hangi vizyonsuzluğa teslim edildiğinin açık bir özetidir.

İsmi Ulusal Kültür ve Kaşar Festivali… “Kaşar” diyoruz. Çok zengin bir tarihe sahip olan bu topraklar, birlikte yaşayan halklar arasında kültürel köprü görevi görmüştür. Malakanlar’dan bu yana süregelen peynir üretimi ve kültürü, tarihsel köklerini korumaktadır. Fakat bugün bu potansiyel güçlü bir şekilde tanıtılıyor mu? Hayır; meydanları süsleyen, kültürel mirasa sahip çıkan yerel üreticinin emeği değil, dışarıdan getirilen yüzler ve popüler kültür oluyor.

Kültür diyoruz… Gençlerin popüler kültürün etkisiyle mafyacılığa ve şiddete özendirildiği bir dönemde; peynirinden medyasına, sinemasından edebiyatına devasa bir tarihi olan Göle kültürü öne çıkmalıdır. Eğer Göleli sanatçılar, akademisyenler, yazarlar ve üreticiler bugün meydanları dolduran o isimler kadar etki yaratamıyorsa, bu durum sadece bir açılış veya festival tercihinin ötesinde; bölgenin politik, siyasi, sosyal ve kültürel yapısının derinlemesine sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Göç ve ekonomik sıkıntılarla mücadele eden bir ilçede, gençlere sunulması gereken şey dışarıdan getirilen hevesler değil; Göleli yazarların, akademisyenlerin, sanatçıların ve emektar üreticilerin birikimidir.

Göle, dışarıdan getirilen isimlere muhtaç olmayacak kadar köklü ve zengin bir ilçedir. Bu topraklar; kendi aydınlığına, üreten ellerine ve kültürel köklerine sahip çıktığı sürece gerçek anlamını bulacaktır. Meydanları süsleyen geçici afişleri değil, Göle’nin tarihi, doğası, kazı, balı, kaşarı, üreticisi ve aydın insanları bu şehrin başköşesinde yer almalıdır. İşte tam da bu tablonun karşısında, Göle kamuoyunun bu dayatmalara karşı sesini yükseltmesi şarttır.

YEŞİL GÖLE HABER / ARDAHAN 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.