Hele sen Ardahan’ın neyini gördün?
Bir kentin sokaklarında yürürken, siyasetin merkezinde karar alırken ya da bir sivil toplum kuruluşunun kürsüsüne baktığınızda sıkça aynı coğrafi izle karşılaşırsınız. Sadece Türkiye’nin en kalabalık ilçesi Esenyurt’un yerel dinamiklerine göz atmak bile bu tablonun net bir özetini sunar:
AKP Esenyurt İlçe Başkanı Ardahanlı, DEVA Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Ardahanlı, İYİ Parti Esenyurt İlçe Başkanı Ardahanlı, DEM Parti Esenyurt İlçe Eş Başkanı Ardahanlı, Demokrat Parti Esenyurt İlçe Başkanı Ardahanlı, SOL Parti Esenyurt İlçe Başkanı Ardahanlı, Esenyurt Kent Konseyi Başkanı Ardahanlı, Esenyurt Muhtarlar Derneği Başkanı Ardahanlı ve daha birçok siyasi parti ilçe yöneticisi, sivil toplum kuruluşu yöneticisi, kültür sanat kurumu yöneticisi vesaire... Hepsi Ardahanlı!
Her ne kadar bu saydığımız sorumlulukların memleketle ilgisi olmasa da bu insanlar Ardahanlı. Memleketlerini ilgilendiren konularda her Ardahanlı gibi yer alıyorlar. Dolayısıyla bu sorumluluklara sahip insanların, belli bir vasfa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Buradan hareketle soralım:
Peki ya Ardahan’ı ve ilçelerini kimler temsil ediyor? Edebiliyor mu?
Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak bu memlekete hizmet edebiliyor mu?
Daha doğrusu, en temelde bir arada olabiliyor muyuz?
Kuşkusuz, her birimizin bu söylediklerimizle örtüşen eleştirileri vardır. Dolayısıyla konumuzun, kalabalık olmak veya günümüz sosyal ve siyasal yapısında her yerde olmak değil de, gerçekten nitelik sahibi olmakla alakalı diyebiliyoruz.
Peki, nereye kadar böyle gidecek?