Bazı maçlar vardır, skor tabelasından büyüktür. 90 dakika sonunda kazanan ve kaybeden belli olur. Ama bazı karşılaşmaların geride bıraktığı anlam, üç puandan ya da bir üst tura çıkmaktan çok daha değerlidir.
Gölespor - Kars 36 Spor Maçıyla Birlikte Serhat’ın Çocuklarını Konuşalım
Avcılar Spor Genel Kaptanı Turan Yılmaz:
16 Eylül Çarşamba günü saat 14.00’te Göle Çayan Çapan İlçe Stadı’nda Gölespor ile Kars 36 Spor, Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu’nda karşı karşıya gelecek. Kâğıt üzerinde bu bir futbol maçı. Ama bizim için biraz daha fazlası. Çünkü Kars da bizim, Ardahan da bizim, Iğdır da bizim. Biz, Serhat’ın çocuklarıyız.
Aynı coğrafyanın insanlarıyız. Aynı kışın ayazını, aynı yolların zorluklarını, aynı memleket özlemini biliyoruz. Bizi birbirimizden uzaklaştıran ne varsa bir yana bırakıp, bizi ortak bir duyguda buluşturan değerlere daha fazla sahip çıkmanın zamanı artık.
Ancak gerçekleri halının altına süpürmenin de bir anlamı yok. Serhat Ardahan Spor’un son dönemde yaşadığı ağır mali ve idari krizler malumumuz; bu yüzden takım Ziraat Türkiye Kupası serüvenine dahi katılamadı. Zor da olsa gelen başkan ve yönetime rağmen krizler bitmiş değil.
Üstelik Serhat Ardahan Spor yalnızca ekonomik ve idari sorunlarla değil, aynı zamanda ciddi bir yalnızlıkla da mücadele ediyor. Zaman zaman dernekler, iş insanları, kurumlar ve bölge kamuoyu tarafından sahiplenildiği söylendi; ancak günün sonunda herkes verdiği pozlarla kaldı, kulübün yükünü omuzlayacak birkaç kişi dahi neredeyse görünmez oldu. Herkes kendi imkânı ve gücü ölçüsünde bu yapının yanında durabilseydi, bugün yaşanan birçok sorunun bu kadar ağır bir noktaya gelmesi belki de önlenebilirdi. Şimdi ise kenarda durma değil, kulüplerimizin yanında omuz omuza durma zamanıdır.
Gölespor ise diğer serhat kulüpleri gibi yıllardır ilçesinin boğuştuğu siyasi ve sosyal krizlerin gölgesinde kaldığı için sportif başarıyı yakalayamadı. İşte bu olumsuzlukların ortasında, Gölespor’un Ziraat Türkiye Kupası’na dahil olması kamuoyunda küçük de olsa yeni bir hareketlilik, yeni bir umut fitili yaktı. Bu süreci doğru değerlendirirsek, bölge gençliği için yeni bir çıkış kapısı aralayabiliriz.
Fakat dönüp durumumuzun en temeline baktığımızda net bir gerçeğimiz görüyoruz: amatör kulüplerinin yıllardır çözemediği temel sorun, sürdürülebilir bir altyapı düzeni kuramamış olmalarıdır. Bunu yalnızca ekonomik yetersizlikle açıklayamayız; asıl mesele aidiyet, vizyon, planlama ve istikrarsızlıktır. Serhat kulüpleri de ne yazık ki yıllardır bunu başaramadı. Yıllarca başkanlar geliyor, dönemsel şovlar yapılıyor, paralar toplanıyor; ama günün sonunda hep aynı yerdeyiz. Ne kalıcı bir altyapı var ne de bu toprakların çocuklarının geleceğine bir katkı…
Kars’ın, Ardahan’ın, Iğdır’ın köy ve ilçelerinden binlerce genç futbol oynamak, kendini göstermek için fırsat beklerken; Serhat Ardahan Spor gibi yapılar kadrosunda sadece birkaç yerli gence yer veriyor. Geri kalan büyük bütçeler ise dışarıdan getirilen yüksek maliyetli oyunculara akıtılıyor.
“Madem altyapı vizyonunuz yok ve dışarıdan gelen futbolculara yüksek bedeller ödeniyor; bunun karşılığında elde edilen sportif başarı nerede?” Diye sorulabiliyor.
Bugün Serhatın kendi öz evlatlarından, gençlerinden oluşturulacak mütevazı bir kadroyla da en az bu sonuçlar alınabilirdi. En azından o zaman bu şehrin çocukları forma şansı bulur, sporun içinde kalır, sporun toplumsal yapısından faydalanır, ekonomik olarak desteklenir ve geleceğe umutla bakardı. Bölgenin gençlerinin bu kulüplerin hakiki öznesi olduğunu gören, toplumsal duyarlılığı yüksek tüm bölge halkı da bu umuda sahip çıkarıncaya kadar takımının arkasında kaya gibi dururdu.
Futbol; bir çocuğun ya da bir gencin disiplini, dayanışmayı, sorumluluk almayı ve omuz omuza vermeyi öğrendiği en güçlü yaşam alanıdır. Bir amatör kulüp yalnızca 90 dakikalık bir sahne değil; evlatların yaşadığı şehre ve birbirine sıkı sıkıya bağlandığı bir aidiyet yapısıdır.
Artık Serhat coğrafyasında her şeyi kutuplaştıran siyasetin, çıkarcı hesapların, bireysel hırsların ve yapmacık şovların aracı kılma devrini kapatma vakti gelmiştir. Bu toprakların asıl sahibi, bu renklerin en sadık bekçisi olan halkın kucaklaşma, bu bozuk düzene itiraz etme ve kendi değerlerine sahip çıkma zamanıdır.
Çarşamba günü Göle Çayan Çapan İlçe Stadı’nda çalacak ilk düdükle birlikte, sadece iki takımın mücadelesini izlemeyelim; ortak bir kültürün, kardeşliğin ve bu topraklara duyulan inancın yeniden tesciline tanıklık edelim.
Sahada ter dökecek tüm sporcularımıza ve bu heyecanı yüreğinde hisseden herkese selam olsun; kazanan şov yapanlar değil, kazanan Serhat’ın inancı ve cefakâr çocukları olsun.