Ara tatiller kaldırılıyor mu? Bakan Tekin’den son dakika açıklaması
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda ara tatilleri kaldırmadıklarını belirterek, "Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda ara tatilleri kaldırmadıklarını belirterek, "Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de dokuzar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk." dedi.Bakan Tekin, bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Okullarda geleneksel oyunlar, Filistin'e ilişkin anma programları ve çevre bilinci gibi konularda yayımlanan genelgelerin ardından gündeme gelen laiklik tartışmalarına ilişkin Tekin, eğitimde yalnızca akademik başarı ve teknolojik gelişmelerin değil, değer eğitiminin de önemli olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplantılarda dahi eğitimin temel amacının "iyi insan yetiştirmek" olduğunun altını çizdiğini dile getirdi.Bu doğrultuda milli ve manevi değerler ile temel hak ve özgürlükler konusunda öğrencilerin bilinçlendirilmesini önemsediklerini söyleyen Tekin, "Biz başladığımızda bir kere milli ve manevi değerlerimiz konusunda, eğitim öğretim süreçlerimizi hem uluslararası camiada dile getirdiğimiz temel hak ve hürriyetler, insan hakları, demokrasi bilinci hem iyi insan olma üzerinden hem de çocuklarımızın geçmişiyle bağ kurma anlamında 'Müfredatımızı ona göre revize etmek gerekir' dedik." ifadesini kullandı."ÖĞRENCİLERİN TOPLUMUN ORTAK DEĞERLERİNİ İÇSELLEŞTİRMESİNİ AMAÇLIYORUZ" "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"yle müfredatın odağına milli şuur, toplumsal birlik ve ortak değerleri yerleştirdiklerini aktaran Tekin, öğrencilerin ayrım gözetmeden toplumun ortak değerlerini içselleştirmesini amaçladıklarını vurguladı.Tekin, "Bilhassa bu 'Terörsüz Türkiye' söylemiyle alakalı olarak, çocuklarımızın 'Terörsüz Türkiye'den ne kastediliyor, ne konuşuluyor?' sorusunun cevabını verebilmeleri açısından bu yıl şubat ayında okullar başlarken Türk bayrağıyla başladık. Okullarımıza gönderdiğimiz notta da 'Bayrağın milli birlik ve beraberlik açısından, bağımsızlık, egemenlik, devlet, toplum olma açısından ne anlam ifade ettiğini anlatacak bir hafta olsun' dedik. Genelgemizi yazarken de Anayasamızdan ve başta 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu olmak üzere bize görevlerimizi tevdi eden yasal düzenlemelerden bahisle ne yapmak istediğimizi açıkladık." diye konuştu.Yusuf Tekin, "Ramazan Genelgesi" üzerinden yürütülen laiklik tartışmalarına ilişkin konunun yeni anayasa tartışmaları açısından da ele alınabileceğini belirterek, "Türkiye'de maalesef 1982 Anayasası diye, değişmesi gerektiği düşünülen bir anayasamız var. Mesela laiklik tartışması var. Türkiye'de hiç kimse anayasanın ilk üç maddesinden, dolayısıyla laiklik kavramının anayasada bulunmasından rahatsız değil. Problemimiz şu, şu soruya gelin, hep beraber cevap verelim: 'Dini inanç ve ibadet hürriyetinin bütün vatandaşlara eşit bir biçimde sağlanmasından ne anlıyoruz?' Gelin bunu anayasaya formüle edelim." değerlendirmesinde bulundu.Türkiye tarihinin en karanlık dönemi! İşte 28 Şubat darbesine giden süreçCHP'nin, geçmişte başörtüsüyle ilgili düzenlemeleri Anayasa Mahkemesine taşıdığını aktaran Tekin, şöyle devam etti:"CHP'nin şu cevabı vermesi lazım: Dini inanç ve ibadet hürriyeti anlamında 2008 yılında Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yaptığı dönemdeki gibi mi düşünüyor yoksa kendi düşüncelerini revize etti mi? Mesela diyor ki 'Başörtüsüne özgürlük tanımak toplumun huzuru ilkesine aykırıdır'. Yani başörtüsüyle bir gencin üniversiteye gitmesi toplumun huzurunu bozar. Yani LGBT'yi savunmak toplumun huzurunu bozmuyor ama başörtüsüyle eğitim öğretim hakkını tanımlamak toplumun huzurunu bozuyor. Bu Ramazan Genelgesi'yle başlayan tartışmada, CHP'nin madem çok özgürlüklerle ilgili açılım yaptığını düşünüyorlar, madem başörtülü birilerini çıkartıp ekranlarda veya vitrinlerinde yer veriyorlar, çok açık bir şekilde bunlara cevap verirlerse, anayasada üzerinde çok açık bir şekilde uzlaşabileceğimiz dini inanç ve ibadet hürriyetiyle ilgili özgürlükçü bir perspektifi hep beraber kazanmış olabiliriz."ŞİDDETE KARŞI TOPYEKUN MÜCADELEMilli Eğitim Bakanı Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de dokuzar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk." bilgisini paylaştı.Öğretmenlerin seminer dönemlerine de değinen Tekin, "Ara tatilin olduğu haftayla Ramazan Bayramı örtüştüğü için öğretmen arkadaşlarımız şunu bekliyor olabilirler: 'Seminer dönemi'. Onu da online olarak yapacağız." sözlerini sarf etti.Tekin, Çekmeköy'de öğrencisinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik'e Allah'tan rahmet diledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla görev yaptığı okulun adının "Şehit Fatma Nur Çelik" olarak değiştirildiğini aktaran Tekin, şiddet olaylarının sadece okullarla sınırlı olmadığını anlattı.Şiddet olaylarında sosyal medya, dijital mecralar ve toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu dile getiren Tekin, "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içerisinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk." dedi.Engelli öğretmenlerin istihdamına Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın çok hassas yaklaştığını kaydeden Tekin, bakanlıkta engelli personel oranının yaklaşık yüzde 3,7 olduğunu, atamaların ise Hazine ve Maliye Bakanlığıyla yapılacak görüşmelerin ardından netleşeceğini söyledi.Bakan Tekin, öğrencilerin sınav hazırlığında Milli Eğitim Bakanlığının ders kitapları, EBA kaynakları ile Destekleme ve Yetiştirme Kurslarının yeterli olduğunu belirterek, özel ders veya ek yayınlara gerek olmadığını aktardı.Özel okul tercihinin tamamen veli kararı olduğuna dikkati çeken Tekin, Bakanlığın ise eğitim, kırtasiye, kıyafet ve yemek ücretlerinin fahiş artışını denetleyen mevzuata sahip olduğunu vurguladı.Tekin, "Özel okula giden öğrenci sayısının yüzde 8,7. 100 öğrencinin 8 tanesi özel okulda." bilgisini verdi."DERSLİK BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISININ EĞİTİMİ OLUMSUZ ETKİLEMEMESİNE ÖZEN GÖSTERİYORUZ"Adrese dayalı kayıt sisteminin, öğrencilerin nüfus projeksiyonlarına göre okullara dengeli dağılımını sağlamak ve derslik başına düşen öğrenci sayısını eğitim kalitesini etkilemeyecek seviyede tutmak için tasarlandığının altını çizen Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:"Kamudaki en büyük yapay zeka destekli bakanlık yönetim sistemlerinden biri Bakanlığımızda kurumsallaşmış durumda. TÜİK ve İçişleri Bakanlığıyla bağlantılı şekilde mahallelerde çağ nüfus projeksiyonlarını yapıyor, okul ihtiyacını belirliyor ve yeni yatırımlara alıyoruz. Her okulda derslik başına düşen öğrenci sayısının eğitimi olumsuz etkilememesine özen gösteriyoruz. Tüm okullarda aynı materyaller kullanılıyor, öğretmenler arasında ayrım yapmıyoruz. Şimdi bunu sağlamışken bizim öngöremediğimiz, bizim bütün bu çalışmalarımızı boşa düşürecek şekilde belli okullarda yığılma olduğunda bizim planlamalarımız, dolayısıyla kamu kaynaklarının da israf edilmesi, boşa gitmesi gibi bir durum söz konusu olabiliyor. O yoğun olarak öğrencinin gittiği okulda bu kez o mahallede gerçekten orada oturan çocukların eğitim öğretim hakkı olumsuz etkileniyor. Biz, bütün bunları önleyecek şekilde herkesin kendileri için tanımladığımız adres bölgesindeki okullara devam etmesini öncelikli olarak düzenleyecek bir yazılımı İçişleri Bakanlığımızla beraber yürütüyoruz."Bakan Tekin, bütün okullara cari giderler için bütçe tanımı yaptıklarını, ihtiyaçlarını bildirdiklerinde bunları karşıladıklarını ifade etti.Bağışla ilgili konunun bunların çok ötesinde başka tür konuları beraberinde getirdiğine dikkati çeken Tekin, "O yüzden biz karşıyız. Bu ihtiyaçlar için değil daha farklı sebeplerle okullarda bağışlar toplanıyor, toplandığına şahit oluyoruz ama çok azaldı, onu söyleyeyim. Çünkü çok ciddi şekilde bu konuyla ilgili yaptırım uyguladık, uygulamaya da devam edeceğiz." diye konuştu."ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIM BENİM İÇİN KARDEŞLERİM MESABESİNDEDİR"Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitim süresi konusunda farklı modellerin değerlendirildiğini ancak bu konuda herhangi bir karar alınmadığını, olası bir değişikliğin ise yasal düzenleme gerektirdiğini anlattı.Eğitim camiasına da seslenen Tekin, "Bütün öğretmen arkadaşlarım benim için kardeşlerim mesabesindedir. Hepsinin problemi benim kendi problemim gibi, hepsinin güvenlikleri benim kendi güvenliğim gibi. Ben hepsine bu anlamda emekleri için teşekkür ediyorum. Çok apayrı bir alanda çalışıyoruz ve gerçekten birbirine güvenen, birbirini seven bir topluluk Milli Eğitim camiası." ifadesini kullandı.KAYNAK: AA