Bakan Geldi, Şiirler Okundu..Peki Ardahan’ın Donan İnsanını Kim Dinleyecek?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan Ardahan’a geldi. Salonlar hazırlandı, protokol dizildi, alkışlar yükseldi. Hatta öyle ki bazıları işi bir adım daha ileri götürüp bakana övgü şiirleri okumaya kadar götürdü.
Ardahanlı ise her zamanki gibi dinledi.
- Çünkü Ardahanlı alışkındır.
- Kışın eksi 30 derecede yaşamaya alışkındır.
- Altı ay değil, yedi ay değil, neredeyse dokuz ay soba ve doğalgaz yakmaya alışkındır.
- Ardahan'da yaşayan vatandaş neden İstanbul'da yaşayan vatandaşla aynı doğalgaz tarifesini ödüyor?
- İstanbul'da yılda iki ay kullanılan doğalgaz ile Ardahan'da dokuz ay kullanılan doğalgazın faturası neden aynı sistem üzerinden hesaplanıyor?
- Bursa'da yaşayan bir esnaf ile Ardahan'da yaşayan bir esnafın enerji gideri aynı mı?
- İzmir'de bir işletmenin kış maliyeti ile Göle'deki, Posof'taki, Hanak'taki bir işletmenin maliyeti aynı mı?
- Neden iklim şartları vergide, enerjide ve yaşam maliyetlerinde dikkate alınmıyor?
- Neden Ardahanlı daha fazla yakmak zorunda olduğu doğalgazı daha fazla ödemek zorunda bırakılıyor?
- Neden bu bölgenin elektriği ve doğalgazı için özel teşvikler uygulanmıyor?
- Neden kışın eksi 30 derecede yaşayan vatandaşla Akdeniz kıyısında yaşayan vatandaş aynı tarifeye mahkûm ediliyor?
- Çünkü toplantılarda bu soruları soran yok.
- Salonlarda herkes memnun.
- Mikrofonu alan teşekkür ediyor.
- Bir diğeri övgü diziyor.
- Bir başkası şiir okuyor.
- "Sayın Bakan, Ardahan neden Türkiye'nin en zor iklim koşullarında yaşadığı halde enerji desteği alamıyor?" diye sormuyor.
- "Sayın Bakan, neden burada insanlar maaşlarının önemli kısmını sadece ısınmaya harcıyor?" diye sormuyor.
- "Sayın Bakan, sosyal devlet sadece seçim zamanı mı hatırlanıyor?" diye sormuyor.
- Ilgar Dağı hâlâ orada.
- Göç hâlâ orada.
- İşsizlik hâlâ orada.
- Yüksek faturalar hâlâ orada.
- Gençlerin göçü hâlâ orada.