BAŞ OLMAK VARKEN AYAK OLMAYI SEÇEN DERNEKÇİLİK

Kongre Krizi Değil, Zihniyet Krizi Son günlerde Göle kamuoyu yine kriz başlığıyla anılıyor. Kuruluşundan beri tartışmalarla gündeme gelen Göle Dernekler Federasyonu’nun son kongresinde yaşananlar, mevcut yönetimin bakışları arasında, karşı aday ve ekibi tarafından adli mercilere taşındı. Divan heyetinin zafiyeti, sürecin sağlıklı yürütülmemesi ve güven kaybı bu başvurunun temel gerekçesiydi.

    Ancak dürüst olalım: Bu mesele bir kongre günü yaşanan teknik sorun değildir. Bu mesele, yıllardır değişmeyen zihniyet krizidir. Papaz Takımı ve Arka Oda Cesareti Derneklerimizin yakasına yapışmış bir “papaz takımı” gerçeği var. Kuliste konuşan, koridorda ahkâm kesen, ama kürsüde susan bir anlayış. Birlik ve beraberlik nutukları atan; fakat iş hesaplaşmaya gelince ortadan kaybolan bir çevre. Arka sokakta eleştiri çok. Samimi, açık ve bedel ödemeye hazır tavır yok. Herkes birbirini biliyor ama kimse gerçeği meydanda söylemiyor. 3-5 Dernekle Federasyonculuk ve Dar Çevre Siyaseti İl derneklerine bakıyoruz; etrafında üç-beş dernek. Federasyonlara bakıyoruz; aynı dar çevre, aynı isimler, aynı pozlar. İsmini taşıdıkları coğrafyanın önemli bir kısmına dahi temas edemeyen yapılar kalkıp bütün toplumu temsil iddiasında bulunuyor. Yarın seçim olsun; ister mevcut yönetim kazansın ister karşı liste… Zihniyet değişmediği sürece değişen hiçbir şey olmayacak. Göle yine aynı Göle. Ardahan yine aynı Ardahan. Gece Var, İftar Var… Üretim Nerede? Yıllardır geceler düzenleniyor, iftar sofraları kuruluyor, plaketler dağıtılıyor. Cevap ortada: Neredeyse sıfır. Bu dernekçilik anlayışı üretmiyor; günü kurtarıyor. Tabela büyüyor ama içerik boşalıyor. Baş Olmak Varken Ayak Olmayı Seçenler En acı gerçeklerden biri de şu: Derneklerimiz kendi içlerinden çıkacak genç, liyakatli, vizyon sahibi insanları ön plana çıkarıp siyasi ve sosyal olarak büyütmek yerine başkalarının peşinden gitmeyi tercih etmiş durumda. Kendi evladını büyütmek yerine, başkasının kadrosuna eklemlenmek kolay geliyor. Baş olmak varken ayak olmayı seçmek bir tercihtir. Kendi iradesini inşa etmek yerine başkasının gölgesinde yürümek bir tercihtir. Yıllardır metropollerde ciddi bir nüfus gücüne sahip olmamıza rağmen, kendi içimizden sistemli biçimde büyütülmüş, arkasında örgütlü bir toplum desteği olan kaç siyasetçi, kaç kanaat önderi, kaç ekonomik aktör çıkardık? Çıkanların kaçı kurumsal bir akılla desteklendi? Gerçek şu ki; bireysel çıkışlar oldu ama kolektif bir strateji hiç kurulmadı. Sivil Toplum Musunuz, Sessiz Toplum mu? Bir diğer ağır mesele: Ülke ekonomik krizle boğuşurken, gençler işsizken, adalet ve demokrasi tartışmaları sürerken derneklerimizin büyük çoğunluğu suskun. Çünkü söz söylemek risklidir. Çünkü tavır almak konforu bozar. Daha da ötesi; bölgemizde ciddi bir nüfusa sahip Kürt halkının hem ülkemizde hem Ortadoğu’da yaşadığı siyasal ve toplumsal sorunlar karşısında dahi bu derneklerin önemli bir kısmı tek cümle kurma cesareti gösteremiyor. Sivil toplum dediğin yapı; gerektiğinde hak ihlaline karşı söz söyleyebilen, toplumunun kimliğine, kültürüne, diline ve geleceğine sahip çıkan yapıdır. Eğer bunu yapamıyorsan, sadece sosyal etkinlik organizasyonu yapan bir kulüpsündür. Artık Tabela Değil, Program Konuşulmalı Bizim savunduğumuz şey nettir: Genç, liyakatli kadrolar bilinçli şekilde büyütülmeli. Esenyurt başta olmak üzere büyükşehirlerde kalabalık olmak yetmez. Kalabalık olmak güç değildir. Örgütlü olmak güçtür. Üretmek güçtür. Söz söylemek güçtür. Bugün birkaç ismin maddi ve siyasi desteği çekildiğinde ayakta kalamayacak yapılarla güçlü bir gelecek kurulamaz. Bağımlılıkla irade inşa edilmez. Ya Dönüşüm Ya Çöküş Artık mesele netleşmiştir: Ya gerçek bir zihniyet dönüşümü başlayacak, ya da bu tabela dernekçiliği kendi ağırlığı altında çökecek. Bu toplum hamasetten yoruldu. Vitrin siyasetinden yoruldu. Arka oda hesaplarından yoruldu. Baş olmak varken ayak olmayı seçen anlayışla bir yere varılmaz. Göle değişmedikçe, Ardahan değişmedikçe, zihniyet değişmedikçe hiçbir şey değişmeyecek. Karar artık açık: Cesaret mi? Yoksa alışılmış düzenin konforu mu?   Sinan Şimşek 
Benzer Videolar