'Beni kimse yıkamaz' diyen Türk milyarder, her şeyini bir anda kaybetti

Özel jetler, yatlar ve Türkiye reklam pazarının %55'ine hükmeden bir imparatorluk... "10 saniyede insan beynini değiştiririm" diyen reklam dâhisi Nail Keçili, zirve sarhoşluğunu yaşarken hayatın en sert tokadıyla nasıl tanıştı? İşte İstiklal Caddesi’nde bir çatı katında başlayıp cezaevi ranzalarında

Türkiye'nin yakın tarihine tanıklık eden herkes, televizyon ekranlarında dönen o efsane reklam kuşaklarını hatırlar. O kuşakların mimarı, bir dönem Türkiye'ye ne düşüneceğini, ne alacağını, kime oy vereceğini fısıldayan isim Nail Keçili'ydi. Cen Ajans ile reklam dünyasında bir dev yaratan Keçili'nin hayatı, sadece ticari bir başarı değil; aynı zamanda gücün, ihanetin ve kaderin en sert virajlarını barındıran bir film senaryosu gibiydi.'BENİ KİMSE YIKAMAZ' DİYEN İMPARATORLUĞUN DOĞUŞUHikaye, 1970 yılında Beyoğlu’nun arka sokaklarında, kirası zor ödenen küçücük bir çatı katında başladı. Nail Keçili ve arkadaşları, promosyon işleriyle ayakta kalmaya çalışırken, bir "Baba dostu"nun uzattığı el kaderlerini değiştirdi. Vehbi Koç'un genç Nail'e sahip çıkmasıyla Cen Ajans, Koç Grubu'nun iş ortağı haline geldi. Artık sadece anahtarlık veya takvim yapan o küçük ofis, televizyon dünyasına adım atarak devleşiyordu.80'li ve 90'lı yıllara gelindiğinde Keçili, artık durdurulamaz bir güçtü. ABD'li dev Grey ile ortaklık kurmuş, Süleyman Demirel’den Turgut Özal’a, Tansu Çiller’den Bülent Ecevit’e kadar Türk siyasetine yön veren liderlerin imajını belirleyen kişi olmuştu. Reklam pastasındaki payı %55’i bulmuştu. Kendi ifadesiyle, "Sovyetler Birliği’nin billboardlarını kapsak, fındık ihraç eder gibi para kazanırız" diyordu.Özel jetiyle seyahat eden, Galatasaray ve Futbol Federasyonu yönetimlerinde söz sahibi olan Keçili, gücün zirvesindeydi. Ancak bu parıltılı hayatın arkasında, dedesi İstiklal Mahkemeleri'nde asılan, babası ise iflas edip intihar eden travmatik bir aile geçmişi de saklıydı. Tarih, Keçili ailesi için tekerrür etmeye hazırlanıyordu.İHANETLER, İFLAS VE ACI İTİRAF: "6 AY SONRA 5 KURUŞUM YOKTU" 2000 yılına girerken patlak veren bankacılık krizi ve meşhur "Kasırga Operasyonu", Keçili için sonun başlangıcı oldu. Egebank soruşturması kapsamında, içinde para olduğu iddia edilen çantalarla görüntülendiği fotoğraflar basına sızdı. Keçili, bu durumu bir komplo olarak nitelese de tutuklanmaktan kurtulamadı.Cezaevine girişiyle birlikte, o görkemli imparatorluk iskambil kağıtları gibi dağıldı. En büyük darbeyi ise en yakınlarından yedi:ABD'li ortağı Grey şirkete el koydu.En büyük müşterisi Rahmi Koç tüm sözleşmeleri iptal etti.Yakın dostu ve medya patronu Dinç Bilgin ile yaşadığı mali anlaşmazlıklar ise "tarihi bir kazık" olarak hafızasına kazındı.Keçili, suçsuz bulunup beraat ettiğinde artık çok geçti. 2500 çalışanı olan dev holdingden geriye, maaşları ödenemeyen 20 kişi kalmış, 2015 yılında ise kapısına kilit vurulmuştu.Bir zamanlar uçağıyla Yunan adalarının üzerinden geçerken "Oğlum Nail, seni kim yıkabilir ki?" diye düşünen o adam, yıllar sonra yaşadığı büyük çöküşü şu sözlerle özetleyecekti: "Aksiliğim bitti, lüksü merak etmeyen bir adam oldum. Bazen evimle işim arasındaki 15 kilometreyi param olmadığı için yürüdüm. Hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gördüm."Nail Keçili’nin hikayesi, zirveye çıkanların değil; düşerken gerçeği görebilenlerin ibretlik bir öyküsü olarak tarihteki yerini aldı.
Benzer Videolar