Programda söz alan katılımcılar, 30 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda direnişin, yoldaşlığın ve teslim alınamayan iradenin simgesi olduğunu vurguladı. Kızıldere’de yakılan devrimci meşalenin bugün de söndürülmediği ifade edilirken, geçmişten bugüne uzanan mücadele hattının altı çizildi.
Anmada, 78 kuşağının devrimci değerleriyle yaşamlarını yitiren Battal Uygun, Şahan Öztürkcan ve Kenan Gündoğdu’nun mücadeleci kimlikleri ve halktan yana duruşları da anımsatıldı. Onların bıraktığı mirasın, bugün hâlâ yol gösterici olduğu dile getirildi.
Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, geçmişte ve günümüzde devrimci-demokrat kişi ve yapıların maruz kaldığı baskılar, hak ihlalleri ve siyasal atmosfer değerlendirilirken; dayanışmanın, örgütlü mücadelenin ve ortak hareket etmenin önemine dikkat çekildi.
Program, devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşu ve “unutmadık, unutturmayacağız” vurgusuyla son buldu.