Müzakere ederken bile silah yığdılar! Türkiye ve ABD’nin hamlesi planlarını altüst etti

Halep’te Suriye ordusu YPG/SDG, işgal altında tuttuğu Eşrefiye ve Şeyh Maksud’dan çıkarıldı. SDG’nin Suriye yönetimiyle “fesih” müzakereleri yürütürken mühimmat depoları oluşturduğu ve yeni tüneller kazdığını ortaya koydu.

Halep’te son haftalarda yaşananlar, ilk bakışta ‘yerel bir güvenlik krizi’ gibi görülebilir. Oysa sahadan ve güvenlik kaynaklarından gelen bilgiler, meselenin çok daha derin bir arka plana sahip olduğunu ortaya koyuyor.Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşananlar, bölgede normal olmayan bir askeri hareketliliği ve bu hareketliliğin ardında PKK/YPG/SDG yapılanmasının Suriye’nin geleceğinin tehdit edecek boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre terör örgütü, Halep’te izlediği stratejiyle yalnızca askeri bir hazırlık yürütmemiş, bölgenin kırılgan yapısını kullanarak Suriye’nin normalleşme ve ekonomik toparlanma sürecini de baltalamak için girişimlerde bulunmuş.ÖRGÜT HALEP’İ ÜS YAPMAK İSTEDİ10 aydır Suriye hükümeti ile PKK/YPG/SDG arasında, 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde sürdürülen müzakerelerin temel amacı örgütün Halep’i çatışmasız şekilde terk etmesiydi. Ancak örgüt masada uzlaşı konuşarak zaman kazanırken sahada bambaşka bir tablo çizdi. Bugün görüldü ki YPG/SDG müzakere sürecini Halep şehir merkezinde üslenmek, mühimmat depoları oluşturmak, yeni tüneller kazmak için kullanmış. Son haftalarda yaşananlara bakıldığında YPG/SDG unsurları, Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yol kontrol noktalarına yönelik saldırılarla bilinçli şekilde bölgede tansiyonu yükselterek, Suriye Savunma Bakanlığı’nın operasyona başlamasına adeta zemin hazırlamış.'SİVİLLERE SALDIRILDI' YALANIÇünkü örgüt, yaşanan operasyonları dünyaya ‘Sivil Kürtlerin Suriye ordu güçlerince hedef alındığı saldırılar’ propagandasına dönüştürmek istedi. Burada altı çizilmesi gereken önemli bir husus var ki o da şu, operasyonun başından itibaren, bölgede yaşayan Kürtler dahil tüm sivillerin korunması temel öncelik olarak belirlendi. Güvenlik kaynakları, bu nedenle sivil kayıpların önlenmesi için olağanüstü hassasiyet gösterildiğini vurguluyor.CANLI KALKAN YAPTILARSivil kayıpların önlenmesi konusunda Suriye ordusunun büyük hassasiyet gözettiğini bölgeden gelen haberlerden ve görsellerden görebiliyoruz. Ancak Kandil’den aldıkları talimatla Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Suriye ordusuna saldıran terör örgütü unsurları, bölgedeki Kürtleri canlı kalkan olarak kullanmaktan hiç çekinmedi. Hatta örgüt mensuplarının tüneller aracılığıyla hastane ve çevresindeki bazı binalardan keskin nişancı atışları gerçekleştirdiği ve bu saldırılarda çok sayıda Suriye güvenlik görevlisinin şehit olduğunu kaydediliyor.KANDİL’DEN ‘KALIN VE SAVAŞIN’ TALİMATITüm bunlar yaşanırken teröristler Suriye güvenlik güçleriyle çatışırken, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu isimlerin uzlaşıya açık olduklarına dair mesajlar verdi. Güvenlik kaynakları, bu mesajlar ile saha gerçeklerinin uyuşmadığını, Kandil’den gelen talimatla teröristlerin çatışmaya devam ettiğini kaydediyor. Kandil’deki örgüt elebaşlarının bölgedeki unsurlarına ‘Kalın ve savaşın’ talimatı verirken, Mazlum Abdi’nin uzlaşı mesajları örgüt içinde farklı grupların çatışması olarak da değerlendirilebilir.TÜRKİYE'NİN PLANI HAZIRTürkiye, yaşananlar karşısında Milli İstihbarat Teşkilatı ile bölgedeki yerel unsurlarla diyaloğa geçmiş ve çatışmaların uzlaşı yoluyla sona erdirilmesi için yoğun çaba sarf etti. Örgütün, yaşananları “Kürtlere yönelik etnik bir saldırı” olarak pazarlama çabası ise sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. Güvenlik kaynakları, bunun bir Arap-Kürt çatışması olmadığını, meselenin PKK’nın Suriye’nin geleceği ve kaynakları üzerindeki hesaplarıyla ilgili olduğunu vurguluyor. PKK’nın SDG üzerindeki baskısının da ülkede siyasi uzlaşı zeminine zarar verdiği değerlendiriliyor.TERÖRSÜZ TÜRKİYE'YE SABOTAJ MI?Güvenlik kaynakları, Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz ve asli unsurlarından biri olduğunun altını çizerek, rejimin yıkılmasının ardından etnik ve dini temelli ayrıştırıcı politikaların terk edildiğini, hedefin tüm unsurların katılımıyla ortak bir gelecek inşa etmek olduğunu ifade ediyor. Tüm bu tabloya rağmen, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kararlılıkla devam ediyor. Halep’te yaşananların, bu süreci sabote etmeye yönelik yeni bir sınama olduğu noktasında değerlendirmelerde bulunan güvenlik kaynakları, Türkiye’nin her türlü gelişmeye göre hareket etme senaryosunun hazır olduğunu belirtiliyor.ABD'NİN DESTEĞİ MORALLERİNİ BOZDUHalep’te merkezi hükümeti güçlendirecek şekilde hareket tarzı belirleyen Suriye yönetiminin, bu süreçte yaptırımların kaldırılması gibi konularda ABD’nin desteğini alması da önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti. ABD’nin Suriye hükümetine desteği, YPG militanları arasında moral bozukluğuna sebep olduğu yönünde istihbarat bilgileri geliyor.KAYNAK: YENİ ŞAFAK
Benzer Videolar