Ramazan coşkusuna pranga… Eğitimiş’ten 28 Şubatvari dayatma: MEB’in talimatını çiğneyin!

MEB’in Ramazan ayı genelgesine karşı çıkan Eğitim-İş Sendikası, üyelerine resmi görevleri yerine getirmeme talimatı gönderdi. Ramazan’ın yardımlaşma sofrasını devirmeye kalkan sendikaya eğitimciler ve hukukçulardan tepki yağdı.

Haber7 – ÖZELMilli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara gönderdiği genelgede, “Ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin uygulanması” talep edildi.Çocukların paylaşmayı ve dayanışmayı öğreneceği Ramazan iklimi, 28 Şubat kalıntısı Eğitim İş sendikasının ideolojik barikatıyla okul koridorlarından silinmek istendi. Bin yıl sürmesi hayal edilen 28 Şubat’ın yıldönümü yaklaşırken, dönemin “beşli çete” anlayışını hatırlatan sendikal tutumlara bir yenisi daha eklendi.Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 81 ile Ramazan genelgesiSENDİKADAN ÖĞRETMENLERİ KANUNSUZ DAYATMAYA ALET ETME GİRİŞİMİMEB’in öğrencilerin manevi gelişimini desteklemek amacıyla yayımlanan Ramazan genelgesi, Eğitim İş Sendikası tarafından boykot talimatıyla karşılandı. Türk milletinin bin yıldır bağlı olduğu mukaddesatını ve yardımlaşma ruhunu çocuklara aktarmayı hedefleyen pedagojik adımları “kanunsuz” ilan eden sendika, üyelerine devletin resmi talimatını çiğneme çağrısında bulundu.Eğitim İş, MEB’e bağlı okullarda görevli üyelerine MEB’in genelgesine uymama talimatı verdi.Çocukların kendi kültürel kimliğiyle bağ kurmasını yasaklamak isteyen Eğitim İş Sendikası’nın şube ve temsilcilik başkanlıklarına gönderilen yazıda şu ifadeler kullanıldı:“Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12.02.2026 tarihli ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ hakkında gönderilen yazı ile uygulanması istenilen etkinlik programının, mevzuatta dayanağının olmaması, Anayasaya ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan temel ilke ve amaçlara aykırı nitelik taşıması nedeniyle, üyelerimizin bu kapsamda resen verilen görevleri yerine getirmemelerine karar verilmiştir.”LAİKLİK KİSVESİ ALTINDA DEĞER DÜŞMANLIĞIRamazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve merhamet iklimini okullardan silmeye çalışan Eğitim İş’in, devletin eğitim politikasını sabote etme girişimi eğitim ve hukuk camiasının tepkisini çekti.Konuyla ilgili HABER7’ye özel açıklamalarda bulunan uzman isimler, sendikanın tavrının hukuki ve pedagojik dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.Dr. Adnan Küçük, MEB genelgesinin anayasal ilkelerle tam uyumlu olduğunu, Milli Eğitim Kanunu’nun birçok maddesiyle paralellik arz ettiğini teknik verilerle örneklendirdi.Prof. Dr. A. Halim Ulaş, manevi değerlerin tasfiyesinin ideolojik dayatma olduğunu ve pedagojik şahsiyet inşasının önemini belirtti. Sendikanın dışlayıcı söyleminin kültürel yabancılaşmanın tezahürü olduğunun altını çizdi.Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu, itirazların pedagojik değil ideolojik saplantılardan kaynaklandığını söyledi.Sosyolog Adnan Kalkan, 28 Şubat zihniyetinin hortlatılmak istendiğini, neslin inanç değerleriyle selamete erebileceğini ifade etti.KÜÇÜK: ANAYASA’YA DA MİLLİ EĞİTİM KANUNU’NA DA UYGUNEğitim-İş’in hukuksuz dayatmasına karşı çıkan Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Adnan Küçük, iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirtti. “Milli Eğitim Bakanının imzasını taşıyan yazıda kesinlikle Anayasaya aykırılık yoktur.” diyen Anayasa Hukukçusu Adnan Küçük, ilgili yazıda belirtilen etkinliklerin amaçlarının hem demokratik laiklik ve din ve vicdan hürriyetine, hem de Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ilkelerle birebir uyumlu olduğunu kaydetti..MEB’in genelgesinin anayasal altyapısını temellendiren Dr.. Adnan Küçük, “Yazıda belirtilen etkinliklerin amaçları, hem demokratik laiklik ve din ve vicdan hürriyetine, hem de Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ‘Türk milli menfaatleri’, ‘Türklüğün tarihi ve manevi değerleri’, ‘Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu’, şeklindeki ilkelerle birebir uyumludur. Ayrıca, bu ilkeleri güçlendirici yönde işlevler görecektir.” sözlerini sarf etti.Laiklik kavramının geçmişte yanlış yorumlandığına dikkat çeken Küçük, şunları kaydetti:“Ülkemizde tek parti zihniyeti döneminde laiklik din düşmanlığı şeklinde anlaşılıyordu. Artık yüksek yargı mercileri 2012 yılından sonra laikliği din ve vicdan hürriyetini budayan değil, önünü açan, serbesti sağlayan bir ilke olarak yorumlamaya başlamıştır. Artık bu yorumlarla laiklik gerçek zemine oturmuş, laiklik, din düşmanlığı değil, din hürriyetinin güvencesi haline gelmiştir.”CHP'li vekil Öztürkmen okullardaki ramazan etkinliklerini hedef aldı: Anayasa'ya aykırı!Prof. Küçük, MEB’in Ramazan genelgesinin 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na uygunluğunu da izah etti. Küçük, “Söz konusu sendikanın iddiaları, 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan; ‘Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını ve milletini seven, insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen yurttaşlar olarak yetiştirmek (madde. 2); milli ahlak ve milli kültürün korunup geliştirilmesine önem vermek (madde. 10); manevi değerlere saygıyı eğitim çalışmalarıyla öğrencilere kazandırmak (madde. 11)’ hükümleriyle de uyumlu değildir.” dedi.Eğitim-İş sendikasının tutumunu sert dille eleştiren Küçük, “MEB yazısında belirtilen değerler, milli eğitimin en temel amaçlarından olması gerekir. Artık Türkiye’de, Türk toplumuna bu tür dayatmaların yapıldığı dönemler geride kaldı. Türkiye Cumhuriyeti devleti hem demokratik bir devlettir, hem de din ve vicdan hürriyeti güvence altındadır. Laiklik ve diğer anayasal ve kanuni ilkelere aykırılığını iddia etmek, tamamen materyalist ideolojiyi laiklik kisvesi altında hükümete ve Türk toplumuna dayatmaktır. Bu sendika, söz konusu iddialarıyla demokratik cumhuriyetçi felsefenin gereklerini yıkıcı bir şekilde hedef almış görünmektedir.” ifadelerini kullandı.ULAŞ: KÜLTÜREL YABANCILAŞMANIN TEZAHÜRÜHaber7’ye konuşan Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulhak Halim Ulaş, Eğitim-İş sendikasının tavrının sosyolojik gerçeklikle çatıştığını belirtti. Modern eğitim yaklaşımlarının manevi değerlerle bir bütün olduğunu vurgulayan Prof. Halim Ulaş, “Modern Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğiyle çatışan bu dışlayıcı söylem, laiklik kavramını anayasal özgürlük güvencesi olmaktan çıkarıp, toplumun kahir ekseriyetinin manevi değerlerini kamusal alandan tasfiye etmeye çalışan ideolojik enstrümana dönüştürmektedir.” diye konuştu.Ramazan süslemeleri tartışmasına kamuoyu son noktayı koyduMilli ve manevi değerler eksenindeki eğitim modelinin hedef alınmasına tepki gösteren Ulaş, sözlerini şöyle sürdürdü:“Milli ve manevi değerler eksenindeki bir eğitim modelini gericilik veya bataklık metaforlarıyla yaftalamak, bilimsel rasyonaliteden ziyade kökleşmiş kültürel yabancılaşmanın tezahürüdür. Nesillerin kendi inanç dünyasıyla kurduğu bağın tehdit olarak sunulması, demokratik çoğulculuğun özü olan din ve vicdan hürriyetine yönelik vesayet arayışıdır. İşte bugün MEB ramazan etkinliklerini köklerden gelen bir medeniyet geleneğiyle okullarda gerçekleştirmektedir. Okullar sadece pozitif derslerin görüldüğü mekanlar değil medeniyet ve değerlerini kazanacakları mekanlardır.”YAŞAROĞLU: PEDAGOJİK DEĞİL İDEOLOJİKMEB’in Ramazan genelgesinin pedagojik önemine işaret eden İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu, etkinliklerin gönüllülük esasına dayandığını hatırlattı. Prof. Yaşaroğlu, “Okullar sadece öğretim faaliyetleri değil aynı zamanda milli ve manevi bilinç farkındalığı kazandıracak ve bu değerleri içselleştirmeye yardımcı olacak etkinliklerin yürütüldüğü eğitim kurumları olarak da hizmet görür. Tartışmaların odağındaki Ramazan Ayına ilişkin genelge, okulların eğitim misyonunu bir kez daha göstermiş oluyor.” şeklinde konuştu.Genelgeye pedagojik kaygılarla değil ideolojik saplantılarla karşı çıkıldığını vurgulayan Yaşaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:“Gönüllü öğrenciler ve velilerin katılımıyla paylaşma bilinci, yardımlaşma ve dayanışma, empati, merhamet gibi değerler vurgulanacağı etkinlikler ve sosyal sorumluluk çalışmaları öğrenci ve velilerde milli ve manevi değer bilincinin gelişmesine de katkı sunacaktır. Aslında bu hedefler ve etkinliklerin Ramazan ayı ve oruç gibi dini bir tema çerçevesinde olmasaydı, muhtemelen bu kadar tartışma olmayacaktı. Haliyle görünen o ki bu genelgeye ve genelge kapsamındaki etkinliklere karşı çıkılmasının sebebini pedagojik kaygılara değil, ideolojik saplantılara bağlamak mümkündür.”KALKAN: GENÇLERİ BUNALIMDAN KURTARACAK FAALİYETLERE KARŞI ÇIKAN 28 ŞUBATÇI AZINLIK28 Şubat post-modern darbesinin yaklaşan yıldönümünde yeniden hortlatılmaya çalışıldığını söyleyen Sosyolog Yazar Adnan Kalkan, Eğitim-İş sendikasının çifte standart uyguladığını belirtti.Ailelerin “evladım ahlaklı yetişsin” feryadına karşılık Bakanlığın uzattığı elin statükocu zihniyet tarafından kesilmeye çalışıldığına dikkat çeken Adnan Kalkan, ahlak ve değer erozyonuna karşı hamle gerçekleştirilmesinin önemini vurguladı.Adnan Kalkan, “Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin kendine dert edindiği neslimizi değerleriyle yetiştirme sorumluluğu gereği böyle önemli bir çalışmaya imza atmışken, sol basın, siyaset ve sendikalar 28 Şubat ruhunu yeniden hortlatıp neslimizin değerleriyle yetişmesine engel olmak için her türlü itibar suikasti yapmaya başladılar.”  değerlendirmesinde bulundu.Okullardaki Ramazan sevinci Payzın’ı rahatsız etti: ‘Tarikat toplantısı değil bu’Kalkan, “Hristiyan ve Musevilere hiç sesi çıkmayan, heykele tapınma ayini ve cadılar bayramına destek veren bu zihniyet, Müslüman neslimizin din ibadeti olan Ramazan ayına karşı çıkıp Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışıyorlar. Oysa bin bir psikososyal problemle kuşatılan neslimizi ancak inanç ve ahlak değerleri dünyevi ve uhrevi selamete çıkarabilir. Dinsiz gençlerin bunalımlarını ve hatta intiharlarını görmezden gelen bu din düşmanı azınlık onları bu bataklık ve bunalımlardan kurtaracak inanç faaliyetlerine karşı çıkıyorlar.” dedi.Bakan Yusuf Tekin ve MEB’in bu tür icraatlarını desteklediklerinin altını çizen Kalkan, devletin milletin ihtiyaçlarını gördüğünü ve gereğini yaptığını söyledi. Kalkan, 28 Şubatçı zihniyete rağmen biz nesli ihya ve medeniyeti inşa mefkuresi için gayret sarf edeceklerini sözlerine ekledi.KAYNAK: HABER7
Benzer Videolar