DOLAR 43,0276 0.15%
EURO 50,6699 0.08%
ALTIN 6.050,821,43
BITCOIN 38153161.54166%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

4 bin sayfalık iddianame tanık ifadesiyle çöpe mi gitti? Özel’in hevesi kursağında kaldı
  • Yeşil Göle Haber
  • Genel
  • 4 bin sayfalık iddianame tanık ifadesiyle çöpe mi gitti? Özel’in hevesi kursağında kaldı

4 bin sayfalık iddianame tanık ifadesiyle çöpe mi gitti? Özel’in hevesi kursağında kaldı

İBB yolsuzluğunda CHP’nin son argümanı da çöktü. İddianamedeki tanık Ahmet Taşçı çark etti ama suçlanan Kabil Taşçı'nın iddianameye yansıyan naylon fatura itirafı, Özel'in sevinç çığlığını kursağında bıraktı.

ABONE OL
14 Aralık 2025 21:45
4 bin sayfalık iddianame tanık ifadesiyle çöpe mi gitti? Özel’in hevesi kursağında kaldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin CHP’ye geçmesiyle ayyuka çıkan yolsuzluk skandallarıyla ilgili daha önce tanık olarak ifade veren reklamcı Ahmet Taşçı, savcılığa yeni dilekçe sunarak önceki beyanlarından geri çekildi. Ahmet Taşçı, dilekçesinde, kendisinden “bilgi sahibi olarak beyanda bulunmasının savcılık tarafından istendiğini” öne sürerek, aktardıklarının “piyasada duydukları” olduğunu ve “doğrudan şahit olduğu bir olay bulunmadığını” iddia etti. Taşçı, “Benden bilgi sahibi olarak beyanda bulunmam savcılık tarafından istendi. Ben de piyasada duyduklarımı savcılık makamına ilettim. Ancak bu söylediklerime dair doğrudan şahit olduğum bir olay yoktur. Kimsenin hakkına girmek istemem.” dedi.CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kayseri’de partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada Ahmet Taşçı’nın çelişkisine değinerek, “Ben gördüklerimi değil duyduklarımı anlattım vicdanım rahat değil. Kimsenin hakkına girmek istemem demiş. İşte size AKP’nin yargısı” ifadelerini kullandı.Yeni Akit gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu, CHP’li Özgür Özel’in 4 bin sayfaya yakın iddianamenin tamamının sadece Ahmet Taşçı’nın ifadesine dayanıyormuş gibi davrandığını, Taşçı’nın “Ben gördüklerimi değil, duyduklarımı anlatmıştım” demesiyle bütün iddianamenin çöp olduğunu ima ettiğini söyledi.SARIYER VİLLALARIYLA İLGİLİ DE PİŞMANLIK DİLEKÇESİ GELECEK MİÖzel’in “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak alnımız açık, başımız dik.” ifadesine atıf  yapan Ali Karahasanoğlu, makalesinde şu ifadeleri kullandı:“O zaman alnı açık beyefendilere hatırlatalım… Ekrem’in iki villayı bedavaya alması ile ilgili olarak da, satışı yapan Ali Nuhoğlu’ndan, şöyle bir pişmanlık dilekçesi hazırlığı var mı:‘Ben Güllüce Tarım A.Ş.’yi, Sarıyer’e her biri 500 milyon TL’lik iki villayı, bedavaya Ekrem İmamoğlu’nun aile şirketine devretmedim. Ben, İBB’den ihalede açık eksiltme yoluna bile gidilmeden, pazarlık yolu ile 2,1 milyar TL’lik inşaat yapım işi alıp, o güne kadar hiç olmamış şekilde 200 milyon TL peşinat tahsil ettiğim için, bunun karşılığı olarak İmamoğlu A. Ş.’ye iki villanın devrini yapmadım. Ekrem İmamoğlu’nu suçladığım için, pişmanım. Hak yemek istemem.’Evet, Ali Nuhoğlu’nun böyle bir pişmanlık dilekçesi mi var ki, Özgür Özel sevinçli oluyor. ‘Alnımız ak, başımız dik’ diyor.Bazı okurlarımız, diyecekler ki:  ‘Canım, sen de kendine çok güvenme… Ali Nuhoğlu, yarın böyle bir dilekçe verirse, sen rezil olursun.’Beyler, biz iddialarımızı onun bunun ifadesine dayandırıyor olsak, zaten bu kadar iddialı konuşmayız…”’YOLSUZLUKTA SUYUNUN SUYU BİLE DEĞİL’Karahasanoğlu yazısını şöyle sürdürdü:“Ahmet Taşçı, ‘naylon fatura kesmişler’ deyince, naylon fatura ile ilgili deliller bulunmadan, ilgili kişiler hakkında tutuklama kararı verilmiş olsa, ‘o tanık bugün var, yarın olmayabilir, bir kişinin ifadesi ile nasıl insanlar ceza alabilir’ deriz, hatta ‘Adam ya yalan söylüyorsa? Bir adamın tanıklığı ile insanlar cezalandırılamaz ki.’ deriz… Haksız yere insanları suçlamaktan kaçınırız…Ahmet Taşçı istediği kadar ‘tanıklıkta görgüye dayalı olmayan şeyleri sadece oradan buradan duyup anlatmıştım’ desin. Zaten önceki ifadesinde de öyle demiş… Savcılık, naylon fatura kayıtları ile tanıklığı buluşturmuş olmalı ki, ilgili kişiler için tutuklama istemiş… Esas önemlisi, Ahmet Taşçı’nın tanıklık ettiği konu, Ekrem İmamoğlu devasa yolsuzluğunda, suyunun suyunun suyu mesabesinde bile değil…”SUÇLANAN İTİRAF ETMİŞKEN ŞAHİTİN İFADESİNİN ANLAMI NE?Karahasanoğlu yazısında, “Biz Ekrem İmamoğlu’na gelelim… Ali Nuhoğlu, varsayalım yukarıda özetlediğim içerikte bir dilekçe verdi… Ekrem pirüpak mı olacak, sanıyorsunuz? Tapu kayıtları orada… Taşınmazlar her biri 500 milyon değerinde mi? Evet… Noter kayıtları orada… Şirket tümü ile İmamoğlu A.Ş.’ye devredilmiş mi? Evet… Karşılığında, İmamoğlu A.Ş.’nin kasasından taşınmazların değeri kadar bir para çıkmış mı? Hayır… Nuhoğlu’nun kendi kişisel hesaplarına, sattığı şirketin değeri kadar bir para girmiş mi? Hayır… Ee. Nuhoğlu, ‘ben rüşvet verdim’ dese ne olur, ‘vermedim’ dese ne olur? Şahitler, ‘Nuhoğlu rüşvet verdi’ dese ne olur, ‘vermedi’ deseler ne olur?” satırlarına yer verdi.CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sürpriz hediyeyi yazısının sonuna bıraktığını kaydeden Karahasanoğlu, Özel’in “tanıklarınız tel tel dökülüyor” söylemini eleştirdi.Ali Karahasanoğlu şöyle devam etti:“Biz de yazımızın başında özetle dediğimizi, şimdi daha ayrıntılı ifade edelim: ‘İddianamenin tamamı o tanığın anlatımlarına dayandırılıyor değil. Kaldı ki, tanık ‘naylon fatura kestiler’ dese de, naylon fatura ispat edilmeden, tanık ifadesi ile kimse ceza almaz… Tanık şu veya bu tehdit altında, ‘ben öyle demek istemedim’ dese ve önceki tanıklığından vazgeçse bile, naylon fatura ispat edildikten sonra, tanığın farklı anlatımı ile, kimse cezadan kurtulamaz…’Bu notu niye düşüyorum? Çünkü, boşverin tanığı, boşverin Ahmet Taşçı’nın ifadesinden vazgeçtiğine dair yeni dilekçesini. Boşverin Özgür Özel’in sevinçli olmasını… Ahmet Taşçı’nın ilk tanıklığında duyuma dayalı anlattığı iddiaların muhatabı bile, olayı kabul etmiş, etkin pişmanlık dilekçesi vermiş…Sen hâlâ neyin kafasını yaşıyorsun Özgür Özel… ‘Tanık yalan söylediğini itiraf etmiş’ diyorsun… Tanığın suçladığı kişi, ‘Ben naylon fatura kestim’ diyor… Sen tanığın ifadesi ile iddianameyi boşa çıkarmaya çalışıyorsun…”NAYLON FATURA İTİRAFIKarahasanoğlu, şahit Ahmet Taşçı’nın duyum şeklinde önce suçlar tarzda konuştuğı, sonrasında “sadece duyumdu, ben gerçeğini bilmiyorum. Kimsenin de hakkını yiyemem” diyerek, ek dilekçe verdiği konuda, suçlanan Kabil Taşçı’nın ifadesini alıntıladı.Kabil Taşçı’nın iddianameye yansıyan ifadesinde şu sözler yer alıyor:“Şu an Savcılığınıza ibraz ettiğim Seri A, 003805 sıra numaralı, 749.300,00 TL bedelli, 27/09/2019 tarihli faturayı (alındı, dosyasına eklendi) Vesa Events şirketine kestim. Bu faturanın gerçek bedeli yani benim yaptığım işin bedeli 250.000,00 TL’dir. 749.300,00 TL olarak kesmiş olduğum fatura sonrası Vesa Events tarafından gönderilen meblağın içinden 250.000,00 TL’sini aldıktan sonra geri kalan miktarı nakit olarak bankadan çektikten sonra elden Vedat Şahin’e teslim ettim. Aynı şekilde Savcılığınıza ibraz ettiğim TEF2022000000053 numaralı 145.600,20 TL bedelli, 17/06/2022 tarihli faturayı (alındı, dosyasına eklendi) Eyüp Subaşı’nın şirketi olan Genç Popülist isimli firmaya kestim. Bu fatura tamamen sahte faturadır. Bu faturadaki bedel karşılığı herhangi bir iş yapmadım. Yukarıda bahsetmiş olduğum Vesa Events ve Genç Popülist isimli firmalara kesmiş olduğum bu iki fatura haricinde sahte fatura düzenlemedim. Düzenlemiş olduğum bu iki sahte fatura nedeniyle de pişmanım.”Akit yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu, yazısını tamamlarken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik soruların yanı sıra, Ekrem İmamoğlu dosyasındaki yolsuzlukları gündemine alamayan Ahmet Davutoğlu’nun, Milli Gazete’nin ve Deva Partisi’nin yöneticilerine de bu soruları yöneltti.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r