DOLAR 43,7643 0.08%
EURO 51,7872 -0.15%
ALTIN 7.031,612,54
BITCOIN 2939708-0.68963%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

CHP’nin özlediği adalet: Hakim savcılardan vesayete noterlik! 28 Şubat’ın yargı kaosu
  • Yeşil Göle Haber
  • Genel
  • CHP’nin özlediği adalet: Hakim savcılardan vesayete noterlik! 28 Şubat’ın yargı kaosu

CHP’nin özlediği adalet: Hakim savcılardan vesayete noterlik! 28 Şubat’ın yargı kaosu

Suçla mücadele eden isimlere çamur atan CHP, brifingli yargı mensuplarını mumla arıyor. 28 Şubat sürecinde karargah kapısında icazet bekleyen, cübbelerini cuntanın emrine sunan CHP destekli yapılar adaleti ayaklar altına aldı.

ABONE OL
18 Şubat 2026 17:30
CHP’nin özlediği adalet: Hakim savcılardan vesayete noterlik! 28 Şubat’ın yargı kaosu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber7 – ÖZELİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu, fuhuş, bahis, casusluk gibi kritik konularda yürüttüğü soruşturmalarla tanınan Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasına itiraz ederek Meclis’i kilitlemeye kalkan CHP’nin özlediği “adalet” atmosferini gözler önüne seriyoruz.28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıldönümü yaklaşırken; vesayet odaklarının bir yanda Sincan’da tank yürütüp diğer yanda adaleti nasıl tasfiye ve cezalandırma aygıtına dönüştürdüğü milletin hafızasındaki yerini koruyor.Hukuk devletinin kalbi olan yargıyı teslim alan CHP destekli vesayet odaklarının 28 Şubat’taki brifingli yüksek yargı mensupları, günümüzde ‘birileri’ tarafından mumla aranıyor.28 Şubat sürecinde hukuka uyarak vicdanıyla karar veren hakimlerin sürgün üstüne sürgün edildiği hakikati ise yine CHP’nin “gerçek adalet” anlayışıyla paralellik arz ediyor.Bin yıl sürmesi hayal edilen 28 Şubat sürecinde adalet mekanizmasının nasıl teslim alındığına dair kan donduran arşiv kayıtları şöyle…YEREL SEÇİMDEN 27 GÜN SONRA ‘SAVCI MUHTIRASI’28 Şubat döneminin muktedirlerinin yargı üzerindeki ağır gölgesi kendisini ilk olarak 1994 yılında hissettirdi. Refah Partisi’nin Türkiye genelindeki belediye seçimlerinde birinci parti olarak İstanbul, Ankara, Kayseri, Konya, Diyarbakır, Erzurum gibi kilit şehirlerin yönetimini kazanması üzerine tarafsız ve bağımsız olması gereken savcılar harekete geçirildi.Recep Tayyip Erdoğan fırtınasının ilk estiği 27 Mart 1994 tarihli yerel seçimlerin üzerinden bir ay bile geçmeden savcılar birer siyasi figür gibi hareket ederek “Laiklik Bildirisi” yayımladı.Adalet Bakanlığı tarafından 23 Nisan 1994’te Antalya’da düzenlenen ‘Yargı ve Cezaevleri Sorunu’ konulu toplantıya katılan 76 il Cumhuriyet Başsavcısı, 8 Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı ve terör cezaevi bulunan 8 ilçenin Cumhuriyet Savcısının oy birliğiyle ‘Laiklik Bildirisi’ne imza atıldı.Savcıların laiklik bildirisi sonrasında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, TSK’nın bildiriden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.CÜBBELİ VESAYETİN AĞIR KARARLARIDevam eden süreçte yargı, dönemin İstanbul Büykşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı şiir okuduğu için görevinden uzaklaştırdı ve cezaevine attı. 28 Şubat yargısı, Refah Partisi’ni kapattı. Refah Partisi’nin yönettiği belediyelere “irtica” bahanesiyle İçişleri Bakanlığı kararlarıyla kayyum atandı.MEMURLARA RAMAZAN DÜZENLEMESİNE FRENYargının 28 Şubat sürecinde aldığı polarize tavır, birçok karara sirayet etti. Ramazan ayının başlaması birlikte hükümetin kamu kurum ve kuruluşlarında çalışma saatlerini düzenleyen genelgesi Danıştay tarafından iptal edildi. Karar, 28 Şubat yargısının siyasi ve sosyal alanı vatandaş aleyhine, vesayet odaklarının lehine olacak biçimde tahkim ettiğinin açık örneği olarak kayıtlara geçti.BRİFİNG İÇİN CUNTACILARIN AYAĞINA KOŞAN YARGIÇLAR28 Şubat’ın en utanç verici sahnelerinden biri, yüksek yargı mensuplarının Genelkurmay karargahında “irtica brifingi” alması ve bu brifingleri ayakta alkışlaması oldu.Yüksek yargı organları üyesi 400 hakim ve savcı, 28 Şubat sürecinde Genelkurmay karargahında ‘irtica’ brifingine katıldı.Adalet dağıtması gereken yüzlerce yargı mensubu, irtica söylemiyle sivil siyaseti ve toplumu dizayn etme operasyonunun figüranı haline getirildi.Yargı mensuplarına verilen brifinge dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Danıştay Başkanı Firuzan İkincioğulları, Yargıtay Başkanı Müfit Utku başta olmak üzere çok sayıda hakim ve savcı katıldı. Cübbeli yargıçlar, postallı cuntacıların konuşmalarını ayakta alkışlayarak yargı bağımsızlığının tabutuna adeta çivi çaktı.VİCDANLI HAKİMLERE SÜRGÜNVesayet düzeni sadece brifinglerle yetinmedi. Vesayet odaklarının dikte edilen gerekçelerine uymayan ve başörtüsü yasaklarına karşı hukuku savunan hakimler sistemli şekilde sürgün edildi. Batı Çalışma Grubu ve Başbakanlık Takip Kurulu’nun hedefi haline gelen hakimler, mesleki kariyerleri hiçe sayılarak ailelerinden koparıldı ve pasif görevlere sürüldü.Edirne İdare Mahkemesi’nde başörtülü bir öğrencinin davasında yürütmenin durdurulması kararı veren hakimlerden Başkan Ali Kazan, Trabzon İdare Mahkemesine üye olarak sürüldü. Başörtüsü lehine karar veren Edirne İdare Mahkemesi üyesi Abdurrahman Beşer ise Trabzon Vergi Mahkemesine üye olarak pasif göreve sürgün edildi.Benzer kıyım Bursa’da yaşandı. Yasakçı genelgelere karşı duran hakimlerin başına gelmeyen kalmadı. İmam hatip lisesi öğrencileri Bursa Uludağ Üniversitesi’nden uzaklaştırılan başörtülü öğrencilerin açtığı davada, dönemin Bursa Valisi Orhan Taşanlar’ın başörtü yasağı genelgesinin iptali ve yürütmenin durdurulması kararı verildi.Başörtülü öğrencilerin lehine karar veren hakimlerden Bursa 2. İdare Mahkemesi Başkanı Sabri Ünal, Aydın Bölge İdare Mahkemesi üyeliğine sürüldü. Aynı mahkemenin diğer hakimi Mehmet Ali Ceran ise Gaziantep Vergi Mahkemesi üyeliğine gönderildi.HAKİMLERE SİYASİ KISKAÇLaikliğin sopa olarak kullanıldığı 28 Şubat sürecinde yargı mensupları sadece askeri makamlarca değil, “Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu” gibi özel yapılar eliyle de baskılandı. 1997 yılında Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu kararıyla hakimlerin “harem-selamlık” uygulaması yapıp yapmadığı, tarikata bağı olup olmadığı gibi soyut kriterlerle 40 adli ve idari yargı hakimi hakkında soruşturma açıldı.___________RAKAMLARLA 28 ŞUBAT28 Şubat sürecinde Yüksek Askeri Şura kararlarıyla 1.635 asker ordudan ihraç edildi.Yaklaşık 11 bin öğretmen istifa ettirildi. 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildi. 33 bin 271 öğretmen soruşturma geçirdi.İstihbarat kurumları 2 bin 639 kamu personelini ‘irticacı’ diye fişledi.400 hakim ve savcı Genelkurmay’daki ‘irtica’ brifinglerine katıldı.Türkiye ekonomisine 381 milyar dolar zarar verildi.28 Şubat sürecinde hortumlanan 25 özel bankanın devlete maliyeti 17,3 milyar doların üzerinde.1997-2000 yılları arasında sermaye kesimine 34 milyar dolar fazladan faiz ödenerek kamu kaynakları belirli çevrelere peşkeş çekildi.KAYNAK: HABER7

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r