Memur ve memur emeklisinin 2026’da alacağı zam oranı, aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla netleşecek. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 5 Ocak Pazartesi günü açıklaması beklenen enflasyon verileri, milyonlarca memur emeklisinin maaş artışını doğrudan etkileyecek.Milyonların gözü kurumun açıklayacağı orana çevrilirken Sözcü TV’de Serdar Cebe ile Ana Haber son gelişmeleri aktardı.Ana Haber’de değerlendirmelerde bulunan Sözcü TV yorumcusu vergi uzmanı Ozan Bingöl, aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte SSK ve BAĞKUR emeklileri için yüzde 12,5-13, memur emeklileri için ise yüzde 19 civarında bir zam beklentisi olduğunu aktardı.”Sınırsızca kazanıp sorumsuzca harcayanlar ile sınırlı kazanıp sadece zorunlu ihtiyaçları için harcayanlar arasındaki makas açıldıkça açılıyor” yorumunda bulunan Bingöl, şunları söyledi:”Biz daha güne başlarken, musluğu açtığımızda üç adet vergiyle başlıyoruz güne: atık su bedeli, çevre temizlik vergisi, KDV… Daha güne başlarken, doğumdan ölüme; iğneden ipliğe, ekmekten suya kadar vergi ödüyoruz.2026’da toplamda 15 trilyon 631 milyar lira vergi ödeyeceğiz. Yani saniyede 495 bin 658 lira.Buradan ekonomi yönetimine sormak istiyorum: Bu vatandaş daha ne yapsın? Bu vatandaştan daha ne yapmasını istiyorsunuz?Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde yaklaşık yüzde 12,5 – yüzde 13 civarında bir artış bekleniyor. 5 Ocak itibarıyla Aralık enflasyonu ile birlikte memur emeklilerinde de yüzde 19 civarında bir artış bekleniyor.Ama bu artışlar olsa da, uzun zamandır enflasyonla mücadele eden bordrolu çalışanlar, dar gelirliler, emekliler zaten ayrıca bir “enflasyon vergisiyle” sınanıyor.Vergiden bugüne kadar fazlasıyla payını alanlar, gelirden de payını alsınlar.Bu ülkede büyüme önemli. Eğer birkaç çeyrek hariç büyümeyle övünüyorsak, o zaman bu büyümeden asgari ücretlinin, emeklinin, dar gelirlinin payı verilsin.Bakın, TÜİK geçtiğimiz günlerde gelir dağılımı istatistiklerini yayımladı. En zengin yüzde 5, toplam kullanılabilir hane halkı gelirinin yüzde 22,6’sını alırken; en yoksul yüzde 5 sadece yüzde 1’ini alıyor. Aradaki fark yaklaşık 22 kat.Sözün bittiği yerdeyiz… Sınırsızca kazanıp sorumsuzca harcayanlar ile sınırlı kazanıp sadece zorunlu ihtiyaçları için harcayanlar arasındaki makas açıldıkça açılıyor.Son olarak şunu söylemek istiyorum: Sayın Cevdet Yılmaz geçtiğimiz günlerde “yüksek gelirli ülkeler sınıfına geçeceğiz” dedi. Umarım bu sefer bizi de götürürler. İnşallah bu sefer bizi burada bırakmazlar.”
SPOR
Az önceGENEL
Az önceSPOR
Az önceGENEL
Az önceGÜNDEM
Az önceEKONOMİ
Az önceEKONOMİ
Az önce