İstanbul Göle Derneği, festivalde derneklere söz hakkı tanınmamasını protesto etme kararı aldı. Dernek yönetimi, festival alanında kendilerine ayrılan çadırda ağırladıkları ve ziyaretlerine gelen misafirlerini uğurladıktan sonra toplu halde alandan ayrıldı. Kısa bir süre sonra ise İstanbul Göle Dernekler Federasyonu başkan ve yöneticileri ile Ardahan Kültürevi başkan ve yöneticilerinin de festival alanında bulunmadığı görüldü. Yaşanan bu gelişme, festivalin ikinci gününe damga vuran protesto olarak dikkat çekti.
Konuya ilişkin Yeşil Göle Haber’e değerlendirmede bulunan İstanbul Göle Derneği Başkanı Korkmaz Kaya, yaşananların şahsıyla ilgili olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu mesele Korkmaz Kaya’nın meselesi değildir. Bu mesele, bu festivalin kurucu iradesi olan İstanbul Göle Derneği’nin yok sayılması meselesidir. Bu festival yıllar önce İstanbul Göle Derneği’nin öncülüğünde doğdu. Bugün ise ne derneğimize ne de diğer sivil toplum kuruluşlarına söz hakkı tanındı. Biz buna tepki göstermek zorundaydık. Çünkü mesele sadece bir konuşma yapmak değil, kurumsal emeğe ve hafızaya saygı gösterilmesidir.”
Festival hazırlıkları başladığında ya da organizasyon sürecinde herhangi bir ihtiyaç duyulduğunda İstanbul başta olmak üzere metropollerde faaliyet yürüten yöre derneklerinin her zaman destek vermeye çalıştığına dikkat çeken dernek yöneticileri, bu yaklaşımın geçmişte de değişmediğini ifade etti. Gerek CHP’li gerekse AK Partili belediye yönetimleri döneminde, siyasi ayrım gözetmeksizin Ardahan’a ve festivale katkı sunmak amacıyla dayanışma içinde hareket ettiklerini belirten yöneticiler, yıllardır memleketin ortak değerleri için emek verdiklerini ancak bugün bu emeğin ve kurumsal hafızanın yok sayıldığını dile getirdi.
Benzer görüşleri paylaşan Ardahan Kültürevi yöneticileri ile İstanbul Göle Dernekler Federasyonu yöneticileri de yaşananların yalnızca bir protokol meselesi olmadığını, yıllardır festivale emek veren sivil toplum kuruluşlarının görmezden gelinmesi anlamına geldiğini ifade etti. Festival alanında herkesin gözü önünde yaşanan bu tablo karşısında gerçekleştirilen protestonun haklı ve demokratik bir tepki olduğunu belirten yöneticiler, sivil toplumun katkısına gereken değerin verilmesi gerektiğini vurguladı.
Festival alanında bulunan birçok katılımcı da organizasyonun yapılış biçimine tepki gösterdi. Katılımcılar, festivalin kuruluş felsefesini oluşturan derneklerin ve gönüllü emekçilerin geri planda bırakılmasının üzüntü yarattığını ifade ederken, yıllardır dayanışma ve ortak kültür anlayışıyla büyüyen festivalin kapsayıcı ruhuna yeniden kavuşması gerektiğini dile getirdi.
Yaşanan protesto, yalnızca bir protokol tartışması olarak değil, yıllardır festivale emek veren sivil toplum kuruluşlarının temsil edilip edilmediği konusunu da yeniden gündeme taşıdı. Kuruluşundan bugüne kadar binlerce insanın emeğiyle büyüyen Ardahan Ulusal Kültür ve Kaşar Festivali’nde yaşanan bu tablo, sivil toplumun süreçlerdeki yeri ve kurucu kurumlara gösterilmesi gereken vefanın yeniden tartışılmasına neden oldu.
Ardahan’ın ortak değeri olan Ulusal Kültür ve Kaşar Festivali’nin, siyasi tartışmaların gölgesinde değil; yıllardır bu organizasyona omuz veren derneklerin, federasyonların, gönüllülerin ve Ardahan halkının ortak iradesiyle yaşatılması gerektiği yönündeki çağrılar ise festivalin ikinci gününe damgasını vuran en güçlü mesajlardan biri olarak hafızalara kazındı.
YEŞİL GÖLE HABER / ARDAHAN
GÜNDEM
25 gün önceSPOR
25 gün önceGENEL
25 gün önceGENEL
25 gün önceGENEL
25 gün önceGENEL
25 gün önceGÜNDEM
25 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7924 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4788 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
2889 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
2002 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
1919 kez okundu