DOLAR 45,9165 -0.1%
EURO 53,5748 0.07%
ALTIN
BITCOIN 33856280.17926%
İstanbul
22°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Kılıçdaroğlu, "Hain" sloganlarına kendisini Atatürk’e benzeterek yanıt verdi

Kılıçdaroğlu, "Hain" sloganlarına kendisini Atatürk’e benzeterek yanıt verdi

ABONE OL
30 Mayıs 2026 18:15
Kılıçdaroğlu, "Hain" sloganlarına kendisini Atatürk’e benzeterek yanıt verdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mahkemenin ‘mutlak butlan’ kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra yeniden CHP Genel Merkezi’ne geldi. Kılıçdaroğlu, Genel Merkez önünde kendisini bekleyen partililere hitap etti.KENDİSİNİ ATATÜRK İLE ÖZDEŞLEŞTİRDİKonuşmasının en çok dikkat çeken bölümünde kendisine yönelik “hain” sloganları atılmasına değinen Kılıçdaroğlu, sert ifadeler kullanarak kendisini Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile özdeşleştirdi. Tarihten örnek veren CHP lideri, “78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara, o sloganları atan kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin: Büyük önderimiz, ebedi Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıkları ile bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir ” ifadelerini kullandı.“BU MESELE, TÜRKİYE’DE SİYASETİN AHLAKLA MI, APARATLAR ÜZERİNDEN Mİ ŞEKİLLENECEĞİ MESELESİDİR”Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının tamamı şu şekilde: “Bugün burada, bu binanın önünde sizlere bakarken sadece bir genel merkez görmüyorum. Ben, kardeşlerime, yoldaşlarıma ve evlatlarıma bakarken, adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Ben, hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum. Ben sizlere bakarken, yoksulun, emekçinin, yetimin hak mücadelesi için çarpan binlerce yüreği görüyorum. Ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğinin, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyoruz. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele, Türkiye’de siyasetin ahlakla mı, parayla mı, hukukla mı, operasyonla mı, millet iradesiyle mi, aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. BU HESAPLAŞMA KİŞİSEL DEĞİL, AHLAKİDİR”Ben bugün çok açık konuşacağım. Ama öfkeyle değil, sert konuşacağım ama kinle değil, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur, iftira yoktur, kin yoktur, mertçe helalleşme ve hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır. Ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur.”BİZ BU PARTİYİ MAHKEME SALONLARINDA İTİBARIMIZ ÇİĞNENSİN DİYE BİR BÜYÜTTÜK”38’inci kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün dedik ki: Başımızın üstüne, CHP’de demokrasi esastır. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay, Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu gösterdi: Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu, herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Soruyorum size: Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti?”TEMİZ BİR KURULTAY YAPACAĞIZ”Şimdi bana soruyorlar: Ne yapacaksın? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım. Herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz bir kurultay yapacağız. Partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. Ve o sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuki lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. “KİMSEYE KUL HAKKI YEDİRMEYECEĞİM”Biz usulsüzlüğe de, koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamında sadece vatana millete hizmet etmişimdir. Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev tek bir kuruş boğazından aşağı haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum: Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Benim hayatım ortada. Bir ömür boyunca vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten zerre kadar ayrılmadım.”BENİM TEK ODAĞIM VATANDIR”Şimdi beni iyi dinleyin, altını çizerek ve haykırarak söylüyorum: FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, en ufak teması olmamış alnı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum: Benim tek bağım bu aziz milletledir. Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir.Unutmayın, bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmışlar. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Ben 79 yaşındayım. Koca bir ömür. Ve bugün 78 yaşında ama bir derdi olan ama derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen aziz Türk milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş, benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş, adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür.”BU VATANDA İHANET İLE VATAN KAHRAMANLIĞI ARASINDAKİ ÇİZGİ, KILDAN İNCE, KILIÇTAN KESKİNDİR”Duydum kardeşlerim, duydum. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana, 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara tarih önünde sesleniyorum: Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi, kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin: Büyük önderimiz, ebedi Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıkları ile bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Şimdi müsaade edin; ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam, sizinle tam bu noktada tarih yönünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakar örgütümüze bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığı o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan, biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri, kendi kurdukları o haram sofralara meze yapanların o hortumlarını kesmediğim için sizlerden özür diliyorum.Cumhuriyet Halk Partisi’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapısına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde, hak deryasında özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim, hakkınızı helal edin ve beni affedin.”BİZ BU BABA OCAĞININ SAHİPLERİYİZ”Değerli yoldaşlarım iki yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler? İki yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? ‘Baba ocağı’ dediler, değil mi? Ağızlarından bu kutsal kavramı hiç düşürmediler. O iki yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için tam da bu binanın önünde sizlere açık açık söylüyorum: Sizin o her fırsatta diline doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi’nde rüşvete göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Size soruyorum, değerli kardeşlerim. Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağında helal vardır, temizlik vardır, hak vardır ve halk vardır. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir, çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis’in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclisi’mize ve Cumhuriyet Halk Parti’mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Buna biz değil, siz karar vereceksiniz. ‘Kapatma olursa yedek parti hazır’ diyenler şunu çok iyi bilsinler: Cumhuriyet Halk Partisi, devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi, ahlakı, erdemi, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin partisidir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti, mandacılara karşı ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyenlerin partisidir.”BİZ BU KARANLIĞI YIRTIP ATACAĞIZ”Dostlarım, kardeşlerim, evlatlarım, arınacağız. Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız. Önce Cumhuriyet Halk Partisi, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi, hukukla ve ahlakla temizlerken, bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Çünkü bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artıklarıyla geçiniyor. İşçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Gençlerimiz geleceğini yurt dışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz bu karanlığı yırtıp atacağız, yırtıp atacağız. Buradan, bu tarihi meydandan, bu ülkeye demokrasi getirmek için omuz omuza yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Hepiniz aynı selamı gittiğiniz yerde söyleyin. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri, o demokrasi birliği, bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye’nin asıl sahiplerine. Seçimlerde broşürlerimizi dağıtanlara, başörtülü bacılarımıza selam olsun. Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayan kardeşlerime, umudumuz olan kadınlarımıza, emekçilerimize ve tüm emekçilere selam olsun. 418 milyar dolar kavgamıza, güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun, bin selam olsun aydınlık geleceğimize.”O ÇALDIĞINIZ MİLYAR DOLARLARI BU MİLLETİN KASASINA GERİ GETİRECEĞİM”Kardeşlerim, beni iyi dinleyin, saray dalkavukları da beni iyi dinlesin, baronlar da dinlesin. Buradan tüyü bitmemiş yetimin hakkını sömüren beşli çeteler de dinlesin, sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin, halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum sizden, korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız? İçerideki bu haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları, siz de iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu iradesi Cumhuriyet Halk Partisidir. Bu iradenin sarsılmaz, sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor, o ebedi ruhu göğsümüzde şerefle, gururla taşıyoruz. Bugün ülkemizin etrafı bir ateş çemberi ile sarılmışken, Mustafa Kemal’in koltuğundan dünyaya, yedi düvele sesleniyoruz: Devletimizin üniter yapısı ve milletimizin sarsılmaz bütünlüğü, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl çelikten bir yumruk olup tepenize indiyse, bugün de aynı inançla karşınızdayız. Kimse heveslenmesin. Doğu Akdeniz’de, kuzeyde, güneyde, Batı Trakya’da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve kanımızı akıttığımız, şehit verdiğimiz bütün topraklarda devletimizin ve milletimizin çıkarları, partimizin sarsılmaz tavrıdır, tüzüğüdür. Biz, gönül bağı kurduğumuz, kardeşlik sofrasında buluştuğumuz o mazlum milletlerle birlikte bu coğrafyada emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin kardeşlik projesini, koltuklarımızı korumanın pazarlığını yapmak için değil, ülkemize ve halkımıza olan borcumuzu yerine getirmek için destekliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır, dağılmayacaktır.”ADALETİN, AHLAKIN VE DÜRÜSTLÜĞÜN SARSILMAZ KALESİ OLARAK BU ANLAYIŞI HEP BİRLİKTE YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”Ve buradan, 2023 yılında bu ülkeye demokrasiyi ve adaleti getirmek için omuz omuza verdiğimiz bütün ittifak partilerine, o ittifakın yürekli liderlerine ve daha da önemlisi Halil İbrahim soframıza icabet etmiş, gönül vermiş on milyonlarca vatan evladına selam olsun. Bin selam olsun. Bizim kurduğumuz o helalleşme ve demokrasi köprüsü, bu ülkenin teminatıdır. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyorum: Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Hiçbir genç geleceğinden korkmayacak. Ayağa kalk, Cumhuriyet Halk Partisi! Ayağa kalk!Aziz milletim, umutsuzluğu çöpe atın. Güneşli günler çok yakın. Korkmayın kardeşlerim, masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız, ama kirliye bulaşanlara da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz yolumuz aydınlık olsun, yolumuz adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok. Bu iktidar yürüyüşünde durmadan, yorulmadan benimle yürüyeceğinize söz veriyor musunuz? Söz veriyor musunuz? Söz veriyor musunuz? Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”Kaynak: Haberler.com

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.