Ve bu hikâyenin başlangıcı önemli.
İlk itiraz, siyasi partilerden değil; Mezopotamya Taraftarlar Derneğinden geldi. Bu çıkış, planlı bir muhalefetten çok daha fazlasını ifade ediyordu:
“Sokaktan yükselen doğal bir refleks”.
Ardından süreci şekillendiren ikinci önemli adım geldi.
Saadet Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Kemal Aygün, konuyu yalnızca gündeme getirmekle kalmadı; düzenli, ısrarlı ve sistematik bir şekilde kamuoyunun önünde tuttu.
Bu müdahale, dağınık tepkileri bir hatta topladı ve meseleyi yerel bir itirazdan politik bir tartışmaya dönüştürdü.
Sonrasında tablo büyüdü:
Esenyurt’ta 13 siyasi partinin ilçe başkanları ortak bir duruş sergiledi. Farklı ideolojiler, tek bir cümlede birleşti:
“Emniyet binasına karşı değiliz, buraya yapılmasına karşıyız.”
Devamında Kent Konseyi devreye girerek sadece itiraz etmekle kalmadı; alternatifler üretti, çözüm önerileri sundu.
İktidar ve idari cephe projeyi üç temel argümanla savunuyor:
Kaymakamlık;
Togay Çoban
Süreç hukuki, imar planı ilgili meclislerden geçti
Can Aksoy
Projenin uygulayıcısı olarak geri adım atmayan taraf
Ancak burada kritik bir tartışma daha var:
Daha önce eksik kalmış kamu yapıları varken ses çıkmazken, şimdi bu eksikleri tamamlama iddiası neden bu kadar tepki çekiyor?
Bu soru, meselenin teknik değil, güven ve yöntem meselesi olduğunu gösteriyor.
“onayım yok” diyor.
Ama sahada yok. Protestolarda yok. Basın açıklamalarında yok.
Bu durum kamuoyunda şu şekilde okunuyor:
“Söylem var, ama temas yok”.
Bir diğer dikkat çekici başlık ise sessizlikler:
Muhtarlar büyük ölçüde suskun.
Üstelik bu projeden doğrudan etkilenen mahallelerden oy alarak seçilmiş olmalarına rağmen…
Mahalleyi ilgilendiren bir konuda söz söylememeleri, tepkiyi büyütüyor.
Sivil toplum örgütleri büyük oranda görünmüyor.
Oysa dernekçilik sadece temsil değil,
“yaşam alanlarına sahip çıkma sorumluluğudur”.
Tartışmanın özü tek cümlede:
“Yapmayın demiyoruz, buraya yapmayın diyoruz.”
Bu cümle, Esenyurt’taki gerilimin en sade ve en güçlü ifadesi.
Esenyurt’ta yaşananlar bize şunu gösteriyor:
Ve artık asıl soru şu:
Bu kent halkla mı yönetilecek, yoksa halka rağmen mi?
Esenyurt’ta cevap henüz verilmiş değil.
Ama bir gerçek var:
Bu kez söz, gerçekten aşağıdan yukarı doğru yükseliyor.
Sinan Şimşek
GENEL
Az önceGÜNDEM
Az önceGENEL
3 dakika önceGÜNDEM
18 dakika önceGENEL
18 dakika önceSPOR
46 dakika önceGENEL
48 dakika önce
1
İmamoğlu: Her sesin özgürlüğünde yaşıyor Cumhuriyet
2647 kez okundu
2
Şırnak'ta ayakkabının içinde bulundu: Değeri 60 daire ediyor
2641 kez okundu
3
İzmir BB. yolsuzluk davasında 5 tahliye!
2470 kez okundu
4
İşe alımlarda skandal 'rüşvet' iddiası! AKP’lilere parayı getir, işi kap
2397 kez okundu
5
Firuz Mutlu Apartmanı davası ertelendi
2048 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.