DOLAR 47,7424 0.08%
EURO 55,1151 0.01%
ALTIN 6.700,64-0,46
BITCOIN 3049081-1.6%
İstanbul
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

GÖLE İLİÇ OLMASIN: BİR UYARI,BİR ÇAĞRI,BİR SORUMLULUK

GÖLE İLİÇ OLMASIN: BİR UYARI,BİR ÇAĞRI,BİR SORUMLULUK

ABONE OL
31 Temmuz 2026 22:15
GÖLE İLİÇ OLMASIN: BİR UYARI,BİR ÇAĞRI,BİR SORUMLULUK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dönemde Göle’de planlanan maden sahalarına ilişkin dost meclislerinde, köy sohbetlerinde ve çeşitli çevrelerde birçok değerlendirme dinledik. Bu sohbetlerde, dünyanın farklı bölgelerinde maden projeleriyle birlikte yaşanan mülksüzleştirme süreçleri, hayvancılığın çeşitli uygulamalarla zayıflatılması ve üreticinin toprağından koparılması gibi örnekler sıkça dile getirildi. Ancak bütün bu kaygılara rağmen ne kamuoyu önünde güçlü bir tartışma yürütüldü ne de geniş katılımlı bir toplumsal refleks ortaya konuldu.

Bugün dünyanın birçok ülkesinde benzer süreçlerin nasıl işlediğine dair sayısız örnek bulunuyor. Önce üretim zorlaştırılıyor, köylünün ekonomik gücü zayıflatılıyor, ardından doğal yaşam alanları sanayi ve madencilik faaliyetlerine açılıyor. Sonuçta toprağından koparılan üretici, kendi yaşadığı coğrafyada emeğini satmaktan başka seçeneği olmayan bir noktaya sürükleniyor.

Göle’nin en büyük zenginliği ise yerin altındaki madenler değil; yerin üstündeki meraları, su kaynakları, hayvancılığı ve coğrafi işaretli kaşarıdır. Bu değerler zarar gördüğünde yalnızca doğa değil, yüzlerce yıllık üretim kültürü de geri dönüşü zor biçimde yara alacaktır.

Bu yazı, “Göle’de bunların tamamı yaşandı” iddiasını ortaya koymak için değil; dünyanın farklı coğrafyalarında yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini hatırlatmak için kaleme alınmıştır. Çünkü tehlikeler ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce konuşulmalıdır.

Asıl düşündürücü olan ise şudur: Böylesine önemli iddialar ve kaygılar konuşulurken, Göle adına söz söyleyen birçok kişi ve kurumun sessiz kalmasıdır. Kamera karşısına geçip açıklama yapmak, köylüyü bilgilendirmek, bilim insanlarını dinlemek ve kamuoyunu aydınlatmak yerine suskunluğu tercih etmek, geleceğe bırakılacak en ağır miraslardan biridir.

Belki bugün ortada kesinleşmiş bir tehlike yoktur. Belki de bütün bu kaygılar boşa çıkacaktır. Bunu en çok biz isteriz. Ancak tarih bize şunu göstermiştir: Doğa talanları karşısında en büyük kayıp, geç kalınmış tepkilerdir. Bu nedenle Göle halkının, köylülerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yöre derneklerinin gelişmeleri dikkatle takip etmesi; bilimsel veriler ışığında hareket etmesi ve toprağına, suyuna, merasına her koşulda sahip çıkması gerekir. Çünkü bir gün kaybedilen toprak geri alınabilir; ama kaybedilen doğa, üretim kültürü ve yaşam çoğu zaman geri getirilemez.

Sinan ŞİMŞEK

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.