1 Nisan – Babamın Aramızdan Ayrılışı
Babamın yokluğunun bir yıl daha büyüdüğü gün. İnsan bazı kayıpları kabullenir derler; oysa bazı eksiklikler kabuk tutmaz, sadece insan o boşlukla yaşamayı öğrenir. Babamdan bana kalan yalnızca bir özlem değil; bir duruş, bir emek ve bir hayat terbiyesidir. Onun doğruluğu ve dürüstlüğü, hayatın en zor anlarında bile eğilip bükülmeden yaşamanın ne demek olduğunu bana öğreten en güçlü mirastır. Her Nisan’da o mirası yeniden omuzlarımda hissederim; ağır ama yol gösterici…
Alihan da dedesinden kalan bu duruşun ne demek olduğunu erken yaşta kavradı; doğruluk ve dürüstlüğün sadece bir söz değil, bir yaşam biçimi olduğunu görerek büyüdü.
16 Nisan – Orhan Kaya (Ölüm Yıldönümü)
Kürt hareketinin yiğit bir devrimcisi, Esenyurt, Ardahan ve Göle başta olmak üzere kamuoyunun yakından tanıdığı bir isimdi Orhan Kaya. Hâlâ ismi geçtiğinde insanların gözlerinin dolması, onun nasıl bir iz bıraktığını anlatmaya yeter. O sadece bir insan değil; bir dönemin, bir direnişin ve bir onurun adıdır. Ardında bıraktığı iz, sıradan bir hatıradan çok daha fazlasıdır; bugün hâlâ yürüdüğümüz yollarda yönümüzü belirleyen bir pusula gibidir.“Bölgedeki halkın canı yanıyorsa, metropollerde yaşayan bizlerin de sırtındaki gömleği yanmalıdır” Sözleri hala geçerliliğini korumakta,Onu anmak, geçmişi hatırlamak değil; bıraktığı yerden yürümeye devam etmektir.
Alihan da onun adını duydukça, anlatılanlardan etkilenerek mücadelenin ne demek olduğunu anlamaya çalışan bir genç olarak büyüdü.
16 Nisan – Öztürk Polat (Doğum Günü)
Henüz genç yaşta geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Öztürk Polat’ı her hatırladığımda içimde derin bir sızı beliriyor. Sırrı Süreyya Önder’in “İyiler erken ölür… Bu kalp dediğin bir kişinin yükünü çekebiliyor…” sözleri sanki onu anlatıyor.
Öztürk, sadece kendi hayatını değil, başkalarının yükünü de omuzlayan bir yoldaştı. Her buluşmada mutlaka halkın derdinden, bir toplumsal meseleden söz ederdi. Siyasi ve sosyal her alanda duyarlı; Kürt hareketinde ve sosyalist mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiren, Ardahan Göle’li kimliğiyle sol ve demokrat kamuoyunun yakından tanıdığı bir isimdi.
Benim için Öztürk; bir arkadaştan öte, bir kardeş, bir abi, bir yol arkadaşıydı. Yokluğunu hâlâ derinden hissediyorum. Kendimi yalnız hissettiğimde aklıma gelen ilk isimlerden biridir. Çünkü bazı insanlar aramızdan ayrılsa da insanın içinde yaşamaya devam eder.
Alihan da Öztürk’ün hayatını, duruşunu ve sosyalist kişiliğini dinleyerek büyüdü; onun gibi insanların izinden gitmenin ne demek olduğunu kavrayarak kendi yolunu çizdi.
Kısa ama yoğun bir yaşamın ardından geriye bir hüzünden çok, bir mücadele sorumluluğu bıraktı. Bu sorumluluk bugün omuzlarımızda; dayanışmayı büyütmekte, halkın sesini savunmakta ve adalet arayışını sürdürmekte kendini gösteriyor.
21 Nisan – Alihan’ın Duruşması
Oğlum Alihan’ın ve yoldaşlarının duruşma tarihi… Bir baba için zor ama bir o kadar da onurlu bir gün. Çünkü bu sadece bir mahkeme değil, bir duruş meselesidir. Genç yaşına rağmen sağlık sorunlarını dahi geri plana iterek örgütlü mücadeleyi seçen Alihan; sadece bir evlat değil, bu topraklarda süren adalet arayışının bir parçasıdır.
Alihan, Orhan Kaya’nın direncinden, Öztürk Polat’ın yoldaşlığından ve dedesinin doğruluğundan etkilenerek kendine bir yol çizdi. Bu yüzden bugün bulunduğu yer bir tesadüf değil; bir birikimin, bir hafızanın ve bilinçli bir tercihin sonucudur.
Bu tarih, inancın, direncin ve haklılığın sınandığı bir gündür. Belki de bu yıl son olur ve bir daha bu tarih bizim için aynı anlamı taşımaz; ama bugün taşıdığı anlam, onurlu bir direniştir.
22 Nisan – Doğum Günüm
Benim doğum günüm…
Bir yıl daha eksilmek değil bu; bir yıl daha tanıklık etmek. Yaş almak; acıyı, direnişi ve umudu birlikte büyütmek, her şeye rağmen ayakta kalmayı öğrenmektir. Belki de mesele ne kadar yaşadığımız değil; neyi, nasıl taşıdığımızdır.
Nisan benim için artık bir ay değil; bir hafıza, bir yük ve bir sorumluluk.
Kaybettiklerimin gölgesiyle yürürken, onların bıraktığı yerden devam etmek zorundayım. Çünkü onları anmanın en gerçek yolu, sadece hatırlamak değil; yarım bıraktıklarını tamamlamaya çalışmaktır.
Evet, her Nisan’da içimi bir karanlık kaplıyor.
Ama ben o karanlığa teslim olmuyorum.
Çünkü o karanlığın içinde;
babamın doğruluğu,
yoldaşların direnci,
gençlerin inadı var…
Ve biz, bütün bunların toplamıyız.
Unutmamak için değil sadece…
devam etmek için yaşıyoruz.
GÜNDEM
Az önceGENEL
Az önceSPOR
Az önceSPOR
Az önceSPOR
Az önceSPOR
Az önceSPOR
Az önce
1
Şırnak'ta ayakkabının içinde bulundu: Değeri 60 daire ediyor
2626 kez okundu
2
İmamoğlu: Her sesin özgürlüğünde yaşıyor Cumhuriyet
2353 kez okundu
3
İzmir BB. yolsuzluk davasında 5 tahliye!
2180 kez okundu
4
İşe alımlarda skandal 'rüşvet' iddiası! AKP’lilere parayı getir, işi kap
2077 kez okundu
5
Firuz Mutlu Apartmanı davası ertelendi
1780 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.